neyse ki çevrilmeyen 8 adet daha kitap var diye kendimi avutuyorum ama kitap bitince kafamda bu şarkı çalacak 😅😅 Levent Yüksel - Bu Gece Son youtube.com/watch?v=A_gPDK7...
2025 Booker Öldüllü olması, Observer'ın "Başyapıt" demesi, İthaki Yayınlarının "Modern Martin Eden" demesi ile hızlıca kitabı alıp okudum. Sonuç hayal kırıklığı.
Başyapıt olacak kitabın biraz derinliği olur, bir mesajı olur, kitap çok sığ. Modern Martin Eden denilmiş, Martin Eden mücadelenin, azmin en büyük örneğidir. Buradaki başkarakter Istvan ise kitabın arka kapağında denildiği üzere yitik bir erkek portresi çiziyor ama bu yitik adam bulunduğu sosyal statüyü aşmak için uğraşmaz, şans ayağına gelir. Martin Eden azmi ile hiç alakası yok. Yani öyle tırnakları ile kazıyarak başarmış bir karakter değil ayrıca Istvan çevresindeki insanlara da zarar verip aşağı çeken birisi.
Kitabın üçte ikisi şehvet, cinsellik, yer yer p*rn*grafik öğeler içeriyor. Çoğu insanı rahatsız eder. Hatta arkadaşım sordu hayırdır hiç alıntı paylaşmıyorsun kitapla ilgili diye, çiftleri ayırabilirsek alıntı çıkacak dedim.
Ödüllü kitaplar ve ben bir türlü anlaşamıyoruz. Bütün bu kitaba yapılan güzellemelerin pazarlama stratejisi olduğunu düşünüyorum. Bence okunmamalı. Zamanınıza yazık.
Hediye geldiği için okumam gerekiyordu ve okudum, incelememi de paylaştım ve aynı fikirdeyim. Bu kadar boş bir kitap nasıl ödül almış hiç anlamadım. Hiç bir edebi yönü yok, hiç bir derinliği yok, hiç bir şey öğretmiyor ve yazarın dili ilkokul öğrencisinin kalemi gibi. Sürekli birileri bir şey DİYOR :) Diyor kelimesinden tiksindim okurken gerçekten.
Kesinlikle size katılıyorum. Ben de daha neler neler yazacaktım da vazgeçtim. 😅 Zevkler ve renkler tartışılmaz derler ama işin enteresan tarafı kitabı beğenen de çok insan var ve ben anlayamıyorum.
Bir gün bir sanat galerisine birisi insanların tepkisini ölçmek için ayakkabısının tekini çıkarıp bir köşeye koymuş, insanlar da bu bir sanattır deyip ayakkabının etrafına kümelenip uzun uzun ayakkabıyı inceleyip fotoğrafını çekmişler. Ben bu kitabı beğenenleri bu sanat fetişizmi sahibi insanlara benzetiyorum. 😅😅 Ve geçenlerde öğrendiğim bir kötü şey daha, bir Türk yönetmen kitabı okuduktan sonra koşa koşa gidip kitabı film yapmak için haklarını satın almış.
Koşula bağlı olan her şey sevgi değil çıkardır . Sevgi hesap yapmaz , menfaat gözetmez, 'eğer' lerle değil 'rağmen' lerle güzeldir. Hayatımızda yol ayrımları olabilir, anlaşmazlıklar olabilir buna rağmen o bağı korumak sevgidir , onu kirletmemek sevgidir , güzel hatırlanmak sevgidir .