Robert Langdon

Robert Langdon
@TheThoth
Tarih
Lisans
İstanbul
İstanbul, 3 Kasım
620 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Çok Geç Bile Kalınmış
Seks yaklaşık iki milyar yıl önce icat edilmişe benziyor. Daha önceleri yeni organizma çeşitleri, yalnızca rastlantısal mutasyonlar dizisiyle, yani genetik talimatlardaki harflerin değiştirilerek ayıklanması sonucu ortaya çıkabiliyorlardı. Evrim bunaltıcı bir yavaşlılık içinde yer almış olmalı. Seksin icadıyla, iki organizma aralarında DNA kodlarının tam olarak birer paragraflarını, sayfalarını ve kitaplarını değiştokuş edebilmeye başladılar. Böylece seçilim eleğine hazır yeni çeşitlilikler ortaya çıktı. Organizmalar seks yapmaları için seçmelerden geçmişlerdir ve sekse karşı ilgi duymayan organizmalar çabucak yok olup gitmişler. Bu süreç yalnızca iki milyar yıl öncesinin mikropları için geçerli değildir. Biz insanlar da bugün DNA'larımızın bazı bölümlerini değiştokuş etmeye meraklı bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz.
Sayfa 47
Reklam
Darwin ve Wallace'in görüşlerine karşı direnme gösterilmesinin nedeni, binlerce yıllık sürelerin geçmesi olgusunun göz önünde tutulmayışındandır. 70 milyon yıl, bunun ancak milyonda birine eşit bir süre yaşayabilen insan için ne ifade eder? Yalnızca bir günlük uçan ve günü sonsuzmuş gibi algılayan kelebeklere benziyoruz...
Sayfa 45
Araştırma-İnceleme
Fosillerin kanıtlar büyük mucit düşüncesine uygun düşebilir. Diyelim ki, yaratıcı yarattığı bazı türlerden memnun kalmayınca o türleri yok edip daha iyileri için deneylere girişir. Böyle bir kavram tutarlı olamaz. Çünkü her bitki ve hayvan, üzerinde titizlikle çalışılarak meydana getirilmiştir. Her şeye kadir Büyük Yaratıcı'nın yarattığı bir sonraki türü, önceden yaratmış olması gerekmez miydi? Fosillerdeki kayıtlar, deneyler yapıldığını ve yanılgılara düşüldüğünü, geleceğe yönelik olarak ne yapılmak istendiğinin bilinemediğini gösteriyor. Bu durum ise Büyük Yaratıcı'ya ters düşmektedir.
Sayfa 43
Araştırma-İnceleme
Eskiçağ dünyasının bilimini çok aştık. Fakat bilim tarihine ilişkin bilgilerimizde büyük boşluklar var. Bunları doldurmak olanaksız. Günümüzde bir kitaplık okuyucusunun hangi kitabı okuduğunu gösteren kart gibi o zamanki bir kart elimize geçse kim bilir ne bilgiler edinebiliriz? Biliyoruz ki, Berossus adında Babilli bir rahibin yazdığı üç ciltlik Dünya Tarihi kayıptır. Bu kitabın ilk cildinin dünyanın varoluşundan Tufan'a kadar uzanan dönemi içerdiği sanılıyor. Sözü geçen kitapta yazar, bu dönemi 432.000 yıl olarak belirttiğine göre, Tevrat kronolojisinin yüz katı bir zamanı kapsıyor demektir. Merak ederim, acaba o kitapta ne vardı?...
Sayfa 33
Araştırma-İnceleme
Dünyamızda uzunluk ölçüsü olarak kullandığımız metre ya da kilometre gibi ölçüler, Kozmos'un boyutları için geçerli değildir. Kozmos öylesine büyüktür ki, kilometreler anlamsız kalır. Kozmos'ta ölçü olarak ışık hızını kullanırız. Işık, saniyede 300.000 kilometre hızla ilerler. Başka bir deyişle, yerküremizin çevresini saniyede yedi kez dolanmış olur. Işık sekiz dakikada Güneş'ten dünyamıza ulaşır. Böylece yerküremizin Güneş'ten sekiz ışık dakikası uzaklıkta bulunduğunu söyleyebiliriz. Bir yılda ışık uzayda on trilyon kilometre kat eder. Işığın bir yılda aldığı mesafeye ışık yılı adı verilir. Işık yılıyla zaman değil, uzaklık ölçülür.
Sayfa 19
Araştırma-İnceleme
Reklam