Eski Roma'da fahişelik erkekler için önemli bir kurumdu. Özgür Roma'lılar için aile bağları içinde cinsel ilişkinin önemi sadece elinde bulundurdukları serveti sürdürecek varislerin yetişmesi ile sınırlıydı. Roma'lı kadınlar her ne kadar doğumları sınırlamak için pek çok gebeliği önleyici yöntemler kullanıyor olsa da servetin sürdürülmesi için biri erkek olmak üzere iki çocuğun doğumu sonrasında Roma'h erkek, cinsel zevkini fahişeler ve kendi cinsleriyle sürdürmeyi tercih ediyordu. Bu nedenle Roma'da fahişelik çok yaygın ve etkin bir kurum olarak varlığını sürdürmüştür.
Eski Yunan ve Çin'de fahişeler sıruflara ayrılıyordu ve en üst tabakadakiler toplumdaki diğer kadınların ulaşamadığı sanat ve entelektüel birikime sahipti. Yaptıkları iş suç sayılmamasına karşın bu kadınlar köle konumundaydılar ve özgür kadınların haklarına sahip değildiler. Erkeklerin geç yaşta evlenmeleri ya da hiç evlenmemeleri nedeniyle fahişelik bir yönüyle erkeklerin cinsel gereksinimlerini karşılıyordu. Kadınlar için bekaret önemliydi ve evlendikten sonra eşlerine sadık kalmalanı gerekiyordu. Bu nedenle bekar erkekler için evlilik bağı olmayan bir grup kadına gereksinim duyulduğundan fuhuş, devlet için yararlı bir kurum olarak değerlendirilmiştir. Ancak fuhşa tolerans gösterilmesi fahişelere karşı hayranlık duyulmasına neden olmamıştır. Eski Yunan'da kadın, ahlaki yönden erkeklerden daha az değerlidir. Hetaria adı verilen fahişeler ise, Aristoteles'in köleleri efendilerine yararlı araçlar olarak gördüğü değerlendirmesinde olduğu gibi, sadece erkeklerin cinsel gereksinimlerini karşılayan araçlardır.
Ticari seksin tarihteki büyük uygarlıklar ile birlikte dini yaşamın bir parçası olarak tapınak fahişeliği ile başlamış olması muhtemel görünmektedir. Sümer çağında ya da Babil'de fahişelik mesleği utanılacak bir şey değildi. Hammurabi zamanında (yaklaşık İ.Ö. 1750) tapmaklar rahiplerin, hizmetkarların ve rahibelerin yanı sıra tapınanla ilah arasında bir aracı görevi gören kutsal fahişelerle doluydu. Kutsal fahişeliğin tam amacı bilinmemektedir; kökeni, bereket ayinlerine dayanıyor olabilir. Kutsal fahişelerin kazançları tapınakların gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktaydı. Kutsal fahişeler gruplara ayrılmışlardı. Haritu (bu sözcük "harem"le akrabadır) yarı laik bir sınıftı, kadiştu kutsal bir fahişe, iştaritu ise tanrıça İştar'ın hizmetkarıydı. Hammurabi'den bin yıl sonra Heredot'un yazdıklarına göre Babil'de kadınların evlilik töreni öncesinde bir tapınak fahişesi olarak ilk karşılaştıkları erkekle cinsel ilişkide bulunması gerekiyordu. Tanrıça İştar'in himayesindeki tapınak fahişeliği zamanla yayılmış, Akdenizin doğusunda Astarte, Antik Yunan'da Afrodit, Roma'da ise Venüs, fahişeleri korumaya devam etmiştir.