Uğultulu Tepeler | Emily Brontë
SPOİLER İÇERMEZ
Uğultulu Tepeler, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; tutkunun, öfkenin ve intikamın iç içe geçtiği karanlık bir insan ruhu anlatısı. Emily Brontë’nin ilk ve tek romanı olmasına rağmen, edebiyatta bu kadar iz bırakabilmesi tesadüf değil.
Batı Yorkshire bataklıklarında yaşayan iki toprak sahibi soylu aileyi, Earnshaw’ları ve Linton’ları ve Earnshaw’ların evlatlık oğlu Heathcliff ile olan çalkantılı ilişkilerini konu alır. Ama kesinlikle bir AŞK kitabı değil. Kıskançlık, hırs , ihanet , var olma hissi her şey var Okurken saç baş yolduran Heatcliff ve diğer karakterlere gerçekten sinir olmamak elde değil
Brontë, karakterlerini romantize etmek yerine tüm kusurlarıyla karşımıza çıkarmış; bu yüzden hikâye rahatsız edici ama bir o kadar da gerçek hissettirir. Uğultulu Tepeler, sevginin iyileştirici olduğu kadar yıkıcı da olabileceğini cesurca gösteren, muhteşem bir eser ben çok sevdim. Keşke daha önce okusaydım dediğim bir dünya klasiği
Okuyan arkadaşlarımın da yorumlarını merak ediyorum, Sizler sevdiniz mi?