Cân bula cânânını
Bayrâm o bayrâm ola
Kul bula sultânını
Bayrâm o bayrâm ola
Hüzn ü keder def' ola
Dilde hicâb ref' ola
Cümle günâh af ola
Bayrâm o bayrâm ola
...
Ashab-ı kiramın giydikleri libaslar neresinden eskirdi, bilir misiniz? Omuzlarından. Çünkü daima cemaatle kıldıkları namazda saflar âdeta sabun kalıpları gibi idi. O ayrı ayrı vücutlar yekpâre birer duvar kesilirdi. Aralarından su sızmaz, hava geçmezdi. Görüyorsunuz ya, aleyhissalâtü vesselâm Efendimizin safları düzeltmeye atf buyurdukları ehemmiyet neden dolayı imiş. Hep cemaati arasındaki birliği sağlamlamak.
Mehmet Âkif Ersoy
İşit, bir hükm-ü kat’î var ki istinafa yok meydan:
“Cemaatten uzaklaşmak, uzaklaşmaktır Allah’tan.”
Nedir iman kadar yükselterek bir alçak ilhâdı,
Perişan eylemek zaten perişan olmuş âhâdı?
Nasıl yekpâre milletler var etrafında bir seyr et?
Nasıl tevhid-i âhenk eyliyorlar, bak da al ibret.!
Gebermek istiyorsan başka! lâkin korkarım, yandın;
Ya sen mahkûm iken, sağlık, ölüm hakkın mıdır sandın?
Zimamın hangi ellerdeyse, artık onlarınsın sen;
Behimî bir tahammül, varlığından hisse istersen!
Ezilmek, inlemek, yatmak, sürünmek var ki âdettir;
Ölüm dünyada mahkûmîne en son bir saadettir.
Desen bin kere “insanım!” kanan kim?, hem niçin kansın?
Hayır, hürriyetin, hakkın masun oldukça insansın.
Bu hürriyet, bu hak bizden bugün aheng-i sa’y ister;
Nedir üç dört alın? Bir yurdun alnından boşansın ter
Mehmet Âkif Ersoy