Yağmur Tarakçı

Yağmur Tarakçı
@Thodss
Ölüm ânında kendi kendine şöyle diyebiliyorsan, şu dünyadan çekip gitmek senin için daha kolay olacaktır: “çok tuhaf bir yaşamı ardımda bırakıyorum;uğrunda onca çaba harcadığım,onlar için onca yakardığım, öylesine özen gösterdiğim arkadaşlarım bile, belki de, ölümümden ötürü bir anlamda ferahlayacaklarını umarak, çekip gitmemi istiyorlar öyleyse bu dünyada daha uzun yaşamak için neden var mı? Ama bunun için, arkadaşlarından daha az sevgiyle ayrılmamalısın,tersine, kişiliğine uygun olarak, onlara dostluk, iyilik,sevecenlik göstermelisin.”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birbirimizi göreli daha bir saat olmuştu, fakat bakışlarımız aşk ateşiyle yanmaya, kalplerimiz birbirimizi arzulamaya başlamıştı bile. Ve ben onu o kadar arzuluyordum ki geceleri gözümü kırpmıyordum görüyor musun Tanrım kanıma karışan bu aşktan, tutkudan, arzudan utanmadım, çünkü birdenbire kalbimizin aşkın dikenli aleviyle yanmasını isteyen sen değil miydin? Her şey senin takdirin, her şey senin isteğin değil mi?
“Cumhuriyetçi olmanın ne büyük bir inkılâpçılık demek olduğunu anlatamadık! Herkese padişahın kovulması, halk hâkimiyeti rejiminin getirilmesi oyuncak geliyor. Cumhuriyet’in, ne büyük bir yenilik hamlesi olduğunu, genç nesile anlatabilseydik, Cumhuriyetçi kuşaklar başlangıçtaki atılımı sürdürebileceklerdi. Doğru, anlatamamışlardır: Bizim kuşak ki, düpedüz Cumhuriyet kuşağıdır, o bile Cumhuriyetçiliği inkılâpçılık saymamış, Cumhuriyeti ilân eden, ondan sonraki gelişme adımlarını atan adamları, bir bürokrat oligarşinin kalantorları olarak görmüştür. Öyledir ama, bu Cumhuriyet’in varlığını da, tek dereceli serbest seçimle somutlaşmasını da gölgelemez. Nasıl ki, Cumhuriyet yönetiminin Anadolu toprağını, karınca kararınca şenlendirdiğini gölgelememelidir. Bugünkü Türkiye, Cumhuriyet rejiminin devraldığı Türkiye midir? Buna evet diyebilecek Türk vatandaşının çıkabileceğini sanmıyorum. En gözü kanlı padişahçı da, en insafsız Kemal Paşa ya da İsmet Paşa düşmanı da olsa, hiç kimse, geçmiş yılların bu ülkeye kattıklarını gözü kapalı yadsıyamaz. Bırakın temel bazı sağlık sorunlarıyla eğitim sorunlarının kökünden çözülmüş olmasını, gerçekleşmiş kadarıyla sanayileşme, ulaşım, iletişim, güvenlik vs. altyapı olanakları hep onun eseridir. Bugün her ilde en az bir fabrika bacası… İki şeyi çok yanlış buluyorum, onları belirteceğim: Birincisi bazı delikanlılarımızda fark ettiğim, Cumhuriyet’i küçümseme eğilimi. Bunlara bakarsanız, Mustafa Kemal hiçbir şey yapmamış, Cumhuriyet Anadolu halkının kaderine hiçbir değişiklik getirmemiş, hep yerimizde saymışız, o kadar ki bugün herhangi bir üçüncü dünya ülkesi bile bizden ilerde bulunuyormuş! Bu iddialar ipe sapa gelmez iddialardır: Hangi istatistiğe başvursanız, çürütülürler… Bırakın istatistikleri, yaşı Cumhuriyet’le bir olanlar ülkenin nasıl
DÖNGÜSEL EVRENLER
“Büyük Patlama’dan önce ne olduğu sorusu genellikle anlamsız bulunarak geçiştirilmektedir. Büyük Patlama zaman da dahil olmak üzere her şeyi yaratmıştır, dolayısıyla ondan önce herhangi bir şeyin, uzayın bile olmaması doğaldır. Bu doğru olmak zorunda değil. Başlangıç olarak, eğer sonsuz genişleme bugün sürekli olarak evrenimizden yeni evrenler türetiyorsa, o zaman muhtemelen bizim evrenimiz de bir zamanlar daha eski bir başka evren tarafından meydana getirilmiş olmalıdır.
Sayfa 300 - Kronik·Kitabı okudu