Furkan Doğan

Güç, akıl hastalarını cezbeder.
Sayfa 112 - Leto·Kitabı okudu
Reklam
Hükümet ile din birleştirilmiş, yasaları çiğnemek günah haline gelmişti. Hükümetin aldığı kararları sorgulayan herkese kafir gözüyle bakılıyordu. Aşırı ahlakçı zihniyet, asileri hem bu dünyada cezalandırıyor hem de cehennemde yanacaklarını söylüyordu. Oysa bu hükümet kararlarını alanlar da insandı.
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 02:50
Bu bir uyanışın anlatısı. Bir yandan insanoğlunun bitmek bilmeyen uyanışının, diğer yandan ise edebiyat ve sinemanın. İnsanoğlunun uyanışı doğrudan eserin niteliğine gömülü olduğu için onu sonraya saklayalım. Öncesinde kısaca edebiyat ve sinemada yarattığı uyanışa bir göz atalım. Özellikle sinema sektörü olmak üzere, Dünya dışı varlıkların ziyareti konusu 2001: A Space Odyssey ortaya çıkana kadar bolca işlenmiş. Ancak bu tip bilim-kurgu eserlerinin akıllarda yarattığı imaj "inek, liseli, geek eğlencesi" kalıbından ileri gidememiş. Kubrick ve Clarke'ın paralel olarak hazırladığı bu yapım ise bilim-kurgunun hem edebi dünyada hem de sinema sektöründe ciddiye alınmasına sebep veriyor. Dune ve Orta Dünya kitapları nasıl bir etki bıraktıysa aynısını 2001: A Space Odyssey için de söylemek mümkün. İçeriğe tam olarak dalmadan önce kitap ve filmin arasındaki farklara da değinmek istiyorum. Herhangi bir film vakit nedeniyle kitaplardan daha sınırlı olmak zorunda olsa da, Kubrick zamanı bol bol kullanmayı seven, seyircisinden önce kendisi için film çeken bir yönetmendir. Bunun sonucunda da projeksiyonları 2 saat 44 dakika boyunca açık tutan bir eser ortaya çıkıyor. Ancak Kubrick dakikalarını uzay yolculuğunun detaylarına değil de, atmosfere harcamakta karar kılmış. İşte kitap ve film arasındaki en büyük fark da burada ortaya çıkıyor. Kitap teknik detaylara kendisini hiç sakınmadan yer veriyor. Kubrick'in gösterme gücü varken Clarke kelimelerle oynamak zorunda. Fakat bu tercihler kesinlikle iki yapımdan birini aşağıya çekmiyor. Zira Clarke ve Kubrick bu destansı macerayı hayata geçirirlerken birbirlerine baskı yapmayıp, türler arasındaki farkı gözeterek özgürlüğü seçmişler. Gelelim 2001: A Space Odyssey'e asla tamamlanamayan bir uyanış anlatısı dememe. Atalarımızın monoliti ilk
2001: Bir Uzay DestanıArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20161,722 okunma

Furkan Doğan

, bir kitap okudu
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2021 5. kitabı
Arthur C. Clarke
8.5/10 · 1.722 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 00:50
"Ama bu sizin suçunuz değil, siz hastasınız. Bu hastalığın adı: Hayal gücü." Devrimi anlatarak edebi bir devrime sebep oluyor Yevgeni Zamyatin. Baskılar altında baskıyı anlatıyor. E haliyle anlattıkları da görmek istemeyen gözler tarafından sansürleniyor. Fakat korkularına ve sansürlere meslektaşları gibi boyun eğmeyen Zamyatin, birey olduğunu üstüne basarak hatırlatıp görmek isteyen gözlere, "Biz"e yazmaya devam ediyor. D-503'ü ustalıkla seslendirerek, daha doğrusu D-503'ün kendi tezatını seslendirmesine izin vererek bir birey olma-olmama anlatısını girişiyor. Siyah X'lerin pembe birer O olma-olmama, hatta olmak zorunda olma-olmama sorgusuna adım atıyor. "Ve ateşi makinelerde, çelikte işe koştu, Ve kaosu yasayla zincire vurdu." Yazdığı başyapıtı kendi ülkesinde bile yayınlatamayan bir yazar, kaosu yasayla zincire vurmaktan bahsedince haliyle etkisi öncüsü olduğu birçok distopyadan çok daha kuvvetli oluyor. "Muhtemelen başka gezegende olan" bize bile -amacı gelecek tahmini yapmak olmasa da- tüm gerçekçiliği ile geçiyor. Durun bir dakika. Muhtemelen başka gezegen mi? Yoksa birebir aynı gezegende miyiz? Zira birey olma güdümüzü hızla kaybettiğimiz, devletlerin sağlığını düşünmekten kendimizi unuttuğumuz, aynı kitabın dünyasında olduğu gibi camdan, şeffaf evlerde yaşadığımız, güneşin asla batmadığı, sürekli üzerimizde olduğu bir dönemde yaşamıyor muyuz? "Özgürlük ve suç, aeronun hareketiyle hızı gibi birbirinden ayrılmaz biçimde ilintilidirler." İşte koskocaman doğrularla çevrili bir alıntı. Yani en azından bence. Suçu önlemek büyük ölçüde özgürlüğü önlemekten geçiyor. Büyük, toplumsal bir hapishane projesi. Başarılması gereken tek şey insanları bir hapishanede olmadıklarına inandırmak. İşte tam bu noktada özgürlükle birlikte atmosferden dışarıya kaçan, "Biz"
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Reklam