“Beğendiğim şarkılar sevdiğim biçimleriyle zihnimde ciltlenmelidir. Kapağını kimseye açtırtmayacağım. Hepsini en ağır ciltlerin altına tıkıştırdım. Kalk Funda git başımdan. Ağzın soğan kokuyor. Ben biraz da ağzım soğan kokmasın diye uysal ama dirençli savaş vermedim mi? ”
“Askeri liseden, Harbiye’den mezunuz. Rütbelerin altında ezilmekteyiz. Kurmaylıktan geçer Cumhurbaşkanlığına giden yılların uzun yolu. Hakkı söylesene, biz ezenleri mi korumaktayız? Söylesene, ordudan ihraç edilirsem aç ve açıkta mıyım? Stadyumun girişinde köfte ekmek mi satarım? ”
“ Kimse kimseyi işiterek dinlemiyordu. Herkes bir diğerinde kendi dünyasını yaşıyordu. Hepimiz kendi hayatımızın savunusunda saldırgandık. İnsanı kafasını kullanmaya ilk iten şey korkuydu. Sonra yararımıza avladığımız şeye boyun eğmiş, kendi korku ve ölülerimize tapınmıştık. ”