“Yalnızlığıma gömülürken, yeniden kendimi yaşamaya başlıyorum. Varlığım kaç voltluk enerji gücüyle zincire vurulmuş? Evetle hayır arasında bir yol yoktu. Tutuklamalar devam diyor. Basık tavanlı bir teras katında, alkol eşliğinde muhalif kitapları yüksek sesle okurken, sallapati gırgırımızı sürdürüyoruz. Boğuşuyoruz, hep kendi aramızda, dışarıya açılmadan. Yaşın otuza gelirse memuriyete de almazlar. Değişmek istiyor ama değişemiyoruz.”
“Arkadakiler hep bir ağızdan türkü tutturuyorlar. Melamet hırkası ne demektir, diye soramıyorum. Memnun değilsin kendinden. Daima kan kırmızısı çılgınlıklara atılmak üzeresin. Hazırsın buna ama uçurumlu çılgınlıkların nerede? Kendi öcünü kendinden alıyorsun. ”
“Hamid Bey için, kadınlar yaşamı gerekli kılan en önemli unsurlardan ilkiydi. Kadınsız yaşamayı sakatlık sayardı. Arkadaşlığa inanmazdı; zamanın akışına karşı duyulan korkaklıktan dolayı, kişisel enerjinin parçalara bölünmesiydi arkadaşlık.”