Sittiye Bayar

İçim katılıyor, bütün gövdem sarsılıyor, sonra gözlerimden yaşlar geliyor, kendi mahvıma yol açan, kaybettiğim şeyler için akan gözyaşları. Sonu gelmeyen, zehir gibi acı, ama sonradan gevşeten, rahatlatan gözyaşları.
Çok geçmeden kafası gerçekten çalışanların hepsi susacak ve konuşma yalnızca papağanların ağzına yakışır olacak.
Yedi kez ateşte sınandı bu gümüş en az, Yedi kez sınanmamış karar da hatasız olmaz. Kimi insan hep gölgeleri kucaklar durur; Sonunda senin gibi mutluluğun gölgesini bulur. Dışı gümüş kaplı soytar boldur dışarda; Anlaşılan bir tanesi de işte şimdi burda. Yatağını hangi eşle paylaşsan da sen, Bil ki her zaman ben olacağım kellen. Hadi uğurlar olsun sana; Artık hiç bakma arkana.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Pek çok kez buğday, fasulye, halfa otu gibi tohumları çimlendirmiş olan Tita, bu tohumların büyürken ve yeni bir biçim alırken neler hissettiklerini hiç düşünmemişti. Şimdiyse kabuklarını patlatıncaya kadar içlerine işletmesine izin verdikleri suyun yeni bir hayatın başlamasını sağladığını hayranlıkla düşünüyordu. Büyük bir gururla içlerinden minik bir kökün filiz çıkarmasını seyrediyorlardı. Biçimlerinin değişmesini alçakgönüllülükle kabul ediyor ve yapraklarını büyük bir zarafetle dünyaya gösteriyorlardı.
Sevgi, avuç açıp dilenilebilir, para pulla satın alınabilir, armağan olarak sunulabilir sana, sokakta bulunabilir ama haydutlukla ele geçirilemez.
Sayfa 62·Kitabı okudu