“İnsan ada değildir, bütün de değildir tek başına, anakaranın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır; bir kum tanesini bile alıp götürse deniz, küçülür avrupa, sanki kaybolan bir burunmuş, dostlarının ya da serin bir yurdunmuş gibi; bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü bir parçasıyım insanlığın; işte bu yüzden hiç sorma çanların kimin için çaldığını, çanlar senin için çalıyor.”
John Donne
hamingway’in martha gellhorn’a ithaf ettiği kitap.
İspanya, Hamingway’in kendi ülkesinden sonra en çok sevdiği ülkeymiş ve ispanya’da iç savaş başladığı sıralarda bahama adaları’ndaymış. Kendi bütçesinden belirli bir miktar ispanya için harcamış hatta. Bu masrafı karşılamak için ise savaş muhabiri olarak birkaç kez ispanya’ya gitmiş. Savaşın başında madrid’de bulınduğu zamanlarda ispanya iç savaşı hakkında bir roman yazma isteği doğmuş içinde ve andre malraux ile savaşı aralarında paylaşmışlar. 1937 ‘ye kadar olan kısmı malraux, diğer kısmı ise hamingway yazacakmış. Malraux hızlı davranıp o yıl aralık ayında umut isimli romanını yazmış, fakat 1939 yılında hemingway’in romanı daha bitmemiş.
Kitap sadece 3 günü ele alıyor ve sık sık sadece şimdi vardır diye yineleniyor kitapta. Hamingway şimdiyi anlatmayı çok seviyor anladığım kadarıyla. Zaten kendisi de günlük hayatında sadece şimdi vardır diyormuş. Şimdiye çok önem veriyormuş. Ayrıca karakterleri konuşturmayı da çok seviyor hamingway ki bunu kitabı okurken daha iyi anlıyor insan. Aynı anda bir çok karakter konuşuyor ve bazen hangisi hangisiydi karışabiliyor. Yalnızca şimdiyi anlatıldığından betimlere sıkça yer vermiş hamingway, yer yer çok sıksa da kitabın içine alıyor betimlemeler diğer türlü çok yavan kalırdı diye düşünüyorum. Ayrıca kitapta işlenen aşk biraz yüzeysel kalsa da, 3 güne büyük bir aşk sığdırılmaya çalışılmış, bir