Aslıhan Gönen

Aslıhan Gönen
@Tiras
Puan vermedi·576 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2019 16:43
Tanım: Çernişevski’nin 19. Yüzyıl sonlarında cezaevinde yazıp tamamlayamadığı romanıdır. Bu romanı 4 aralık 1862 ile 4 nisan 1863 arasını kapsayan 4 aylık sürede kaleme almış çernişevski. 4 ay deyip geçmemek de lazım tabi. 4 ay sonunda yazılan bu roman rus toplumu üzerinde öyle büyük bir etki bırakmış olmalı ki dostoyevski, tolstoy ve lenin gibi pek çok yazar uzun süreler tartışmışlar kitapta sarf edilen satırları. Kitabın konusu adı gibi apaçık. “Nasıl yapmalı?” İş hayatından aşk hayatına, aradığımız her şeye dair nasıl yapmalı da etmeli diye sorabiliyoruz gün içinde, hemen hemen bu soruların tümüne yazar çok güzel cevaplar vermiş olsa gerek ki okurken işte böyle yapmalı diyebiliyor insan. Kitaba dair en çok insanı içine çeken şey ise, her şey o kadar sıradan ki, olağan dışı hiç bir şey yok, nefret yok, entrika yok... her şey olması gerektiği gibi insanca işlenmiş. Kötü karakterler olması gerektiği gibi kötü, iyi karakterler olması gerektiği kadar iyi. Herkes sıradan. Bunu çernişevski de sık sık dile getiriyor zaten kitapta. Sık sık okuyucusuyla gerek kısa gerek ucun sohbetler ediyor. Bazen bizlere sinirleniyor bazen sevecenlikle yaklaşıyor. Bazen olay örgüsünden koparak bizlere bir şeyler anlatıyor, bazense ufak ipuçları vererek merakımızı gideriyor. Zaten kitapta en ufak bir sır yok, tüm olaylar gözümüzün önüne seriliyor. “(...) bu bakımdan size kurnaz bir kimse gösterirler ve ‘bu gördüğün adam var ya, onu kandıracak adam daha anasından doğmamıştır’ derlerse, hiç düşünmeden kendisini kandırabileceğinize dair bahse tutuşun ve bire on koyun. Yalnızca bir insan olmanıza, yani kurnaz falan olmamanıza karşın eğer isterseniz o anasının gözü denen adamı kandırdığınızı göreceksiniz. Hele onun kendi kazdığı çukura düşeceği konusunda bire yüz bahse girebilirsiniz. Çünkü
Edebiyat
Nasıl Yapmalı?Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy · Kor Kitap Yayınları · 20191,402 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Aslıhan Gönen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·576 syf.··
Beğendi
·
16 günde okudu
·
2019 3. kitabı
Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy
8.8/10 · 1.402 okunma
Puan vermedi·436 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2019 16:18
italo calvino’nun, ikiye bölünen vikont, ağaca tüneyen baron ve varolmayan şövalye isimli öykülerini atalarımız adı altında topladığı kitaptır. kitaba atalarımız ismini vermesinin nedeni kendi deyimi ile “çağdaş insanın atalarının soyağacını çıkarmak” içindir. calvino bu üç öyküyü 1950-1960 arasındaki 10 yıllık süreçte kaleme almıştır. ikiye bölünen vikont öyküsünde medardo’nun her şeyi ikiye bölmesinin sebebi şu eşsiz kelimelerle anlatılmıştır: “bütün olan her şey böyle ortadan bölünebilecek olsa,” dedi, kayalara dizdiği, çırpınan yarım ahtapotları okşayan dayım, “herkes körelmiş, cahil bütünlüğünden sıyrılırdı. bütünken, her şey doğal, bulanık, hava gibi saçmaydı benim için; her şeyi gördüğümü sanıyordum, oysa gördüğüm kabuktu sadece. sen de bir gün kendinin yarısı olursan, ki olmanı dilerim evladım, tam beyinlerin sıradan akıllarının ötesinde neler bulunduğunu anlarsın. kendinin, dünyanın yarısını yitirmiş olacaksın, ama kalan yarı, bin kez daha derin, daha değerli olacak. o zaman sen de, her şeyin kendin gibi bölünmesini, parçalanmasını isteyeceksin, çünkü güzellik de, bilgi de, adalet de ancak parçalara bölünmüş olanda vardır.” ağaca tüneyen baron öyküsünde şu kısacık cümle ise bir çok soru işaretine cevap verir nitelikte: “neye inanacağını bilmese de, sonuna dek kesinlikle inanmaya çalışarak iman etmeye adanmış ömrünün sonunda, ölmeden önce neye inandığını hala anlayabilmiş değildi.” varolmayan şövalye öyküsündeki şu cümle adeta hayatın kısa bir özeti: öykü yazma sanatı, yaşamdan anlayabildiğimiz hiçten, geri kalan bütün şeyleri çıkarmayı bilme sanatıdır; ama sayfa sona erdi mi yaşam yeniden başlar ve bir bakarız ki, bildiğimiz şey gerçekten koca bir hiçmiş.
Edebiyat
AtalarımızItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 2020238 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Stefan Zweig viyana doğumlu bir yazar. birinci dünya savaşı başladığında belçika'dan viyana'ya dönüp orduya katılmış, bu sıralarda savaşı destekliyormuş fakat sonra galiçya'da savaşın yarattığı yıkımları görünce savaş karşıtı düşünceler beslemeye başlamış. eserlerinin bir kısmını savaş zamanında yazmış mesela; 1916’da “babil kulesi”, 1918’de de “zorlama” adını verdiği yazılarıyla savaşın karşısında duran tutumunu sergilemiştir. 1917’de ise, tüm trajediyi cümle cümle anlattığı bir oyun yazdı; adına da “yaremya” demişti. bu süreçte savaşa karşı en önemli tavrını ise, “yabancı ülkedeki dostlarıma” girişi ile yazdığı kınama dolu açık mektupla göstermiştir. nazilerin yönetimi ele almasıyla yahudi asıllı olan zweig kara listeye alınmış. nazi ideolojisine uymayan eserler yakılırmış o sıralar dolayısıyla zweig'in eserleri de hiç olmuş bir dönem. ve sonraları londra'ya yerleşmiş. vatandaşlık alması oldukça zorlu olmuş hatta. bu dönemde “rotterdamlı erasmus’un zaferi ve trajedisi” eserini yayımlamış. londra'da lotte ile evlenmiş ve onu hayatının merkezine koymuş hatta onun sevgisinden etkilenerek “sabırsız yürek” adlı romanını yazmış. bu roman daha sonraları “tehlikeli merhamet” ve “acımak” adlarıyla da yayımlanmış. doğduğu topraklardan böylesine uzakta yaşamak zweig'in çok zoruna gidiyormuş. dünyada kendine bir yer bulamamanın hüznünü hissederek yazmış arkadaşına bu satırları: “bir nefretin çift taraflı ağırlığıyla yere serilmiş durumdayım, savaşa neden olan almanya’ya duyduğum nefret ve savaşın galibi olan avusturya’daki yahudilere duyduğum nefret benim gibi insanları yok edecek, yaşamak için birazcık hava bile bırakmayacaklar. peki, nereye kaçmalı? dünya bize kapılarını kapatacak, bense yabancı ve düşman olarak hor görüleceğim bir devletin tutsaklığında yaşamayı
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,2bin okunma