''İki tür sanatçı var:
Üretenler,
Yaratanlar.
Birinciler, sanatı bir 'şantiye' gibi görürler,
orda çalışırlar, yapılarını (ya da yapıtlarını)
birbiri ardı sıra yükseltirler.
İkinciler, yeniden yaratılamayacağını bilirler.
Onlar yaratmak zorundadırlar.
Tuğla, harç...
gereçlerini bile yeniden yaratmak
zorundadırlar.
Delilerin, kaçkınların, mutsuzların,
toplumla bağdaşamayanların,
kendilerini öldürenlerin
daha çok bunlar arasından çıkmasına
bu nedenle pek şaşmamalı.
Dünyaya, yaşama, olup bitenlere
ortak bir gözle bakmaz onlar.
Anlamaya, yorumlamaya çalışırlar.
Karşılık aramazlar, soru sorarlar.
Karşılıkları bile birer sorudur.
Dolayısıyla çok yorgundurlar.
Onun için az yazarlar ve çok ölürler.''
''Bunamadan, damarlar kireçlenmeden, büyüklük,
ölümsüzlük saçmalarına kanmadan bırakmak işi.
Ölümü beklemeden.
Ardından, Yaşasaydı daha kim bilir ne yapıtlar
verecekti, dedirtmeden. Ardından, En verimli çağında
öldü, diye yazdırtmadan, işi ölüme bırakmadan.
Bu noktayı kendin koyarak. İşte bu. İstediğim bu.
Gerçekleştirmek istediğim bu. Hepsi bu.''
Tüm Ders Notları bir deneme kitabı. Tabii biraz farklı bir deneme kitabı. Ferit Edgü’nün edebî eserlerinde gördüğümüz şiirsel üslup ve biçim özellikleri yine aynı şekilde bu kitabında da bulunuyor.
Kitabın başında Ferit Edgü’nün güzel bir notu bulunuyor. ‘’Bu notların tümü bir öğretmenin değil, bir öğrencinin notlarıdır.’’ diyor Edgü. Herhangi bir değişiklik yapmadan, ‘’oldukları gibi’’ yayımlandıklarını da ekliyor.
Ferit Edgü, bu eseriyle 1979 Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü’ne layık görülmüş. Bu kitap genişletilmiş bir baskı. Yeni Ders Notları ve Son Ders Notları adlı bölümler ilerleyen yıllarda eklenmiş ve kitap bu şekilde son hâlini almış.
1977’den başlayan bu notlar, 1996’ya kadar uzanıyor. ‘’Sanat, edebiyat, felsefe, politika ve erotizm üzerine’’ alt başlığını taşıyan kitapta Edgü, bu konular hakkındaki fikirlerini bazen kısa bazen uzun dile getiriyor. Bazı notlar aforizma tadında, bazısı ise yazarın tespitleri gibi düşünülebilir.
Özellikle en önemli eserleri olarak söyleyebileceğimiz ve birbirinin devamı niteliğinde olan romanlarından Kimse ve O (Hakkâri’de Bir Mevsim) ile ilgili notları dikkat çekici. Bu notlardan hareketle Edgü’nün sanat anlayışı, edebiyata bakışı, edebiyatta gerçeklik konusuna yaklaşımı, özellikle resimle ilgili düşünceleri, sanatçının özgürlüğü, dil ve üslup konusu, Kafka tutkusu gibi konularda fikir sahibi oluyoruz.
Yazarın sevdiği yazarlara değinmesi, onların sözlerinden alıntılar yapması ve yukarıda da belirttiğim gibi Kafka’ya olan hayranlığı dikkatimi özellikle çekti. Kafka’yla ilgili olarak şu sözleri oldukça dikkat çekici: ‘’Onun yazdıklarını, bir ‘mümin’in kutsal kitabını okuyuşu gibi okuyorum.’’
Yine toplumsal düzeni ve çağdaşlarını eleştirmesi önemli. Zamane yazarlarının tutumunu eleştirirken özellikle ölümsüz eser bırakma