Kurşun Ata Ata Biter, arka kapağında yazdığı gibi ‘’Sınırda yaşanan hayatların hikâyesi’’dir.
Romandan bahsetmeden önce biraz Tarık Dursun Kakınç’tan bahsetmek istiyorum. Eserlerinde Tarık Dursun K. olarak gördüğümüz o kısaltma, aslında yazarın soyadının baş harfidir. Kendisi gibi yazar olan kardeşi Faruk Kakınç ile karıştırıldığı için böyle bir çözüm bulmuş. Tarık Dursun, yazmaya başlamadan önce birçok işte çalışmış. Gazete dağıtıcılığı, seyyar köftecilik, otobüs biletçiliği, muhasebe yardımcılığı ve memurluk gibi işler yapmış. Edebî hayatı 1949’da İzmir’de Anadolu gazetesinde yayımlanan sinema eleştirileriyle başlamış. Edebiyata olan ilgisinden önce aslında sinemayla alakadar olmuş. Reji yardımcılığı, rejisörlük, yönetmenlik yapmış. Kitabevi açmış, Koza Yayınları’nın kurucularından biri olmuş. Eleştiri yazılarının dışında şiirle ilgilenmiş; asıl ününe hikâye ve romanlarıyla kavuşmuş. Yine çocuk edebiyatıyla ilgilenmiş, bu alanda birçok çalışma yapmış. Kısacası Tarık Dursun, oldukça üretken bir yazar. Bunları anlatma sebebim, gördüğüm kadarıyla kendisinin pek bilinmemesi. Böyle değerli yazarlarımızın daha çok okunması gerektiğini düşünüyorum.
Tarık Dursun, Kurşun Ata Ata Biter romanıyla 1984 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanmış. Kendisinin farklı eserleriyle kazandığı yine çok önemli ödüller var. TDK Hikâye Ödülü, Sait Faik Hikâye Armağanı (2 kez), Türkiye İş Bankası Büyük Edebiyat Ödülü, Yunus Nadi Roman Armağanı, Sedat Simavi Edebiyat Ödülü gibi önemli ödülleri kazanmış bir isim. Yine 2014 yılında Altın Portakal Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü kazanmış. Kendisi de 1 yıl sonra, 2015’te vefat etmiş.
Kitaba gelecek olursak, Tarık Dursun’dan okuduğum ilk eser olan Kurşun Ata Ata Biter, başta da söylediğim gibi bir kaçakçılık hikâyesi. Üç kaçakçı arkadaşın