''Sonuç olarak, her şeyden önce tiyatro sanatı görmeye dayanır. İngiliz tiyatro kuramcısı Richard Southern'in bir sözü vardır: 'En iyi tiyatro sağırların da izleyip beğenebileceği tiyatrodur.' ''
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
''Seyirciye tiyatro kültürünü verecek olan yine tiyatrolardır. Gerçi tiyatro bir okuldur, ancak bu okulun ve verdiği dersin niteliği, oynanan oyunların seçimi, sahne düzeni, oynanış düzeni önemlidir. Önemli olan klasikleri oynamak değildir, önemli olan gösterimlerin niteliği, çeviri oyunsa bunun dili, sahne düzeni, üslubu ve yorumu gibi tiyatro adamlarının sorumluluğundaki işlerin yerine getirilmesidir. Muhsin Ertuğrul bir düzineyi aşkın Hamlet oynatmış ve oynamıştır, ama hiçbirinde Hamlet'i Hamlet yapacak olan, Shakespeare'e saygısı olan bir çevirmenin gerekliliğini düşünmemiştir. Bu oyunların iyi oynanmış, yorumlanmış olduğunu kabul etmiş olsak bile, Türk seyircisi hiçbir zaman Shakespeare dehâsının soluğunu duyamadı, bütün bu gösterimler onlar için seyredilmesi doğru ve zorunlu olan bir laf kalabalığından ileriye gitmedi. Önemli olan sunuştur. Sanatçı iyiyi verdikçe halk bunu nasıl değerlendirebileceğini bilir.''
Murakami'nin Türkçeye çevrilen son kitabı 8 hikâyeden oluşuyor. Murakami, romanlarında olduğu gibi hikâyelerinde de yine olağanüstülükleri bolca kullanmış. Yine aşk, cinsellik, müzik, hayal-gerçek çatışması hikâyelerin ana temaları olarak göze çarpıyor.
Özellikle ''Yakult Swallows Şiir Seçkisi'' adlı hikâyesinde kendi hayatından bahsetmesi o hikâyeye anı özelliği de katmış. Murakami'nin ağzından kendi zevklerini, yazarlığının ilk yıllarını ve aile ilişkilerini okumak çok hoşuma gitti.
8 hikâye içerisinde özellikle ''With the Beatles'' ve ''Şinagavalı Maymunun İtirafı'' çok hoşuma gitti. Özellikle hikâyelerdeki hayal mi gerçek mi ikilemi hoşuma gitti diyebilirim. Murakami, yine kendi çizgisini bozmayarak hikâyelerini de romanları gibi benzer bir zemine oturtmuş.
Kitaptaki en zayıf hikâye ise bana göre ''Taştan Yastık'' idi.
Murakami'yi tanımak için oldukça güzel bir eser diyebilirim. Benim tercihim hâlâ romanları olsa da Murakami okumayı sevenler bu kitabı okuduğu için pişman olmayacaktır.