Tomris

6/10
·424 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 17:26
Fazlasıyla övülen bu serinin ilk kitabını bitirdim. Kurguya diyecek lafım yok , orta kısımdan sonra iyice sürükleyici bir hale geliyor ve olayların her bir karakterin bakış açısıyla tekrar tekrar anlatılması da empati duygusunu arşa çıkarıyor. Fakat bazı boşluklar var ve kitapta hakkını yiyemeyeceğim bilimsel bilgiler yer alsa da " Nöro - Roman" deyince daha bir heyecanlanmıştım bu kısım biraz yüzeysel geldi çünkü birkaç araştırma ile bulabileceğimiz bilgiler var beyinle ilgili. Ayrıca " Aren Urban" karakter yani psikolog tam olarak neden var ? Neye hizmet ediyor anlayan varsa aydınlatsın çünkü ben bu karakteri çıkardığımızda genel hikayenin asla değişikliğe uğramayacağını düşünüyorum. Ayrıca Alef Tesla' yı ilk gördüğünde yanında bir adamdan ve bu adamın da eşsiz bir kokuya sahip olduğundan bahsetmişti fakat bu adam kimdi İlyas mı yoksa Galen mi neden eşsiz bir kokuya sahip buna değinilmedi ki Alef için en elzem şey koku. Genel olarak kurgusu ve sürükleyiciliği için okunabilir.
Düşünce
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·200 syf.··
2025 10. kitabı
Tiyatro ile ilgili fikir edinmek isteyenler için karikatürlerle desteklenmesi güzel ancak kitabı oldukça sığ buldum. Tiyatroya damgasını vurmuş Shakespeare' den o kadar yüzeysel bahsedilmiş ki sonlara doğru herhalde tekrar değinecek dedim olmadı. Ayrıca hemen hemen tüm ülkelerin tiyatro tarihine yer verilmişken Türkiye' deki yansıma ve Darülbedayi' den hiç bahsedilmemesini de tatsız buldum. Evet orijinal eserler üretemedi Türk tiyatrosu ve oldukça geç kaldı belki ama Japonya ve Hindistan gibi zaten bildiğimiz oyun kültürlerine tekrar tekrar dönmek yerine " Doğu " diye adlandırdikları İran, Türkiye den de örnekler verilebilirdi çünkü mitolojisi bu kadar sağlam olan İran' ın tiyatrosu nasılmış ben okuyucu olarak merak ettim. Brecht oldukça önemli bir figür evet , ona özel tablo bile hazırlanmış ama bahsettiğim gibi Shakespeare neden önemli dünya tiyatro tarihi için ? Bu sorunun cevapı yok kitapta .
Yeni Başlayanlar İçin Tiyatro TarihiNerio Tello · Habitus Kitap · 201723 okunma
Puan vermedi·290 syf.··
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2023 15:50
Kitabı okurken " Foma Fomiç" karakteri bana Müge Anlı' da Palu davasındaki enişteyi hatırlattı. O kadar psikopat olmasa da , Foma da insanları bilerek aşağılayıp kendisinin fikrinin sorulmasına muhtaç bırakıp, onların zaaflarından yararlanıp kendince bir imparatorluk kuruyor ve etrafındaki herkesi " bilgili ve yüce " görünerek hipnotize ediyor. Ayrıca Dostoyevski' nin Voltaire ve Gogol ile de minik hesaplaşmasına diğer karakterler üzerinden şahit oluyoruz. " Yazı yazan biri neden Voltaire ' e benzetiliyor. ? Yazdığı şeyin anlamsız olmasının bir önemi yok mu ? Aslında Foma ' nın da yazar geçinip, odasında sürekli edebiyatla ugrasmasina şahit oluyoruz. Ancak romanın sonunda , Foma ölünce odasından kayda değer hiçbir eser çıkarılamıyor. Foma ' nın bilim insanlarının küçümsemesi de aslında Dostoyevski' nin kendi düşüncelerine nokta atışı yapıyor , zira bilim insanları değil tatlı dille ve edebiyatla insanları etkileyebilen cahiller daha güçlü değil midir ?
İnsan
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,915 okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2022 7. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2022 13:37
Öncelikle kitabı siyasi açıdan değil, edebî açıdan ele alacağım. Çünkü Abdülkadir Pirhasan' ın siyasi ideolojisi ile benimki çok farklı. Fakat 50 li yılların siyasi ortamını farklı karakterlerin gözünden görmek oldukça keyifliydi. Beni rahatsız eden birkaç şeyden ilki ; Kenan' ın ikircikli düşüncelerini ( burjuvazi ve eski devrimci günleri )en başından beri görüyoruz. Meyhaneye gittiği gün de orda gördüğü işçilere karşı bir yakınlık besliyor ve onlarla bağ kurup sohbet etmek istiyor, öyle ki hepsine içki ısmarlıyor. Tatlı tatlı başlayan muhabbet bir anda kavga ile sonuçlanıyor ancak sohbetin nasıl kavga ile bittiğini ve Kenan 'ın feci şekilde nasıl dövüldüğünü bir türlü anlayamıyoruz. Arada ışık hızı ile bir geçiş yaşanıyor ve olay ile ilgili kim soru sorsa bir şekilde geçiştiriliyor. Evet o insanlar arasında bir husumet başlıyor en başta fakat yazarın bu konuyu " İşte senin hayatını savunmak için işçi adına kaldırdığın sol yumruk , gecenin sonunda yine işçi tarafından senin gözüne iner. " gibi sığ bir bakış acısıyla ele alması benim için yeterli değildi. Bir ikincisi ise kitapta geçen " kızlı erkekli " kelimeleri. Roman boyunca o kadar fazla kullanılmış ki nedendir bilmem beni rahatsız etti. Devrimci mücadele zaten kızlı erkekli verilir ağabey anladık diyesim geldi içimden. Kitabın sonuna dair ise her yerde " Sonu çok güzel çok şaşırtıcı " gibi cümleler görüyordum ve bu yüzden bir beklentiye girmemden mütevellit bende bir hüsran oluştu. Zira Kenan polis çıksa benim için daha şaşırtıcı bir son olurdu. Fakat yazar belki de böyle bir aşkı trajik bir son ile bitirerek okuyucunun başlarda Kenan a karşı oluşan yargısını yerle bir etmek istedi ve bu da oldukça akıllıca bir tercih. Bütün bunların yanında en çok hoşuma giden şey karakterlerin kafa seslerini okumak oldu.
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
10/10
·224 syf.··
2020 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 21:09
Hiçbir kitaba 10 puan vermedim bundan daha iyisi de elbette vardır ama bu kitapta tamamen kendimi bulduğum için 10 puan veriyorum.Eğer şu sıralar sürükleyici bir şeyler okumak istiyor,biraz da yeraltı edebiyatına inmek istiyorsanız bu kitap tam size göre.
Kültür-Sanat
Cehennem ÇiçeğiAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20137,8bin okunma