Aynı şey hayatımızda bir iz bırakan insanlar için de geçerlidir. İster iyi ister kötü olsun, onlarla geçirdiğimiz bu zaman dilimi, küçük ama önemli dönüm noktaları ile kim olduğumuzu belirler.
“Sevgi ve arzu iki farklı şeydir; sevilen her şey arzu edilmez ve arzu edilen her şey de sevilmez.”
fakat allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım. öyle budalaca bir özleme kapılıyor. bir yandan da hiç konuşmak istemiyor, tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? yok. peki albayım. ben de susarım o zaman. gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim. fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? sorarım size nasıl, kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek