Anıların bile bir yaşı, gençliği var ... Onları küflenmeye bırakır bırakmaz her tarafından bencillik, böbürlenme ve yalan sızan iğrenç hortlaklara dönüşüverirler... Tıplı elmalar gibi çürürler.
İstanbul dedik de özendik geldik
Kaldırım taşına uzandık kaldık
Canımızı verdik harçlık kazandık
Onu da elimden aldın Istanbul
İstanbul dediğin zenginin tahtı
Hükümet halkasın boynuma taktı
Nedir bu zavallı Yaşar’ ın bahtı
Beni özlemlere saldın Istanbul
Kaldırım taşları dizime zarar
Su kurşundan akar özüme zarar
Güzelleri çoktur gözüme zarar
Gözümde gönlümde kaldın İstanbul
Hey Anşem yavuklun uzattı sözü
Ağlamaktan görmez Yaşar’ ın gözü
Yakar tüm dünyayı içimin közü
Dert olup gönlüme daldın Istanbul.