“Bana aklına neyin takıldığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” şeklinde ünlü sürrealist şiar, kolaylıkla şu şekilde tercüme edilebilir: “Bana neye ilgi duyduğunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.”
Her şeyin çekimine kapılmayız, herkesi arzulamayız, yalnızca belli insanlar, imgeler, şeyler, modeller, ritimler ve kelimeler bizi etkiler. (…) Kimliğimiz dediğimiz şey, ki nelere dikkat ettiğimizle ilişkilidir, bir bakıma bir tür düşkünlüktür, kendimize dair belli fikirlere duyduğumuz saplantıdır.