Meysa

Meysa
@Travelling
•Turkish Teacher for Foreigners
Üniversite
İstanbul
481 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Bir Babanın Duası
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Deniz Duası, Suriyeli bir babanın savaştan ve zulümden uzaklaşmak için çıkacakları sonu belirsiz bir yolculuktan önce oğluna yazdığı bir mektup şeklindedir. Yazar, bu eseriyle mülteci sorununa son derece çarpıcı bir bakış getiriyor. “Hepimiz bir yuva arıyoruz...İstenmeyenleriz. Kötü talihimizi de alıp başka yere gitmemiz isteniyor.” Gerek çizimleri gerek bizlere yüklediği duygu ile çok kısa bir süre de olsa mültecilerin yaşadıklarını tüm bencilliklerimizi bir köşeye atıp anlamamızı sağlıyor. Herkesin düşünüp hissederek okuması dileğiyle... ... Not: Hosseini bu eseri Eylül 2015’te, Avrupa’da güvenli bir yere ulaşmaya çalışırken Akdeniz’de boğulan üç yaşındaki Suriyeli mülteci Aylan Kurdi’nin hikayesinden esinlenerek yazmıştır. Deniz Duası Deniz Duası Khaled Hosseini
1000Kitap
Deniz DuasıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 20185bin okunma
Reklam
Bitti, Zeze. Çok geç kaldınız.
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 18:53
Ah Zeze! “Ah senin şu kafacığından neler geçiyor neler!” Başyapıtımızda her şeyi tek başına öğrenmek zorunda kalan beş, yok altı; altı değil, beş olacak yaşında bir çocuk olan Zeze’nin yoksulluk, acı ve ümit dolu hikayesi anlatılmaktadır. Eser yazarın çocukluğundan derin izler taşırken okur olan bizleri de derinden etkiler. En yakın arkadaşı ve sırdaşı ise onun her anlattığını tüm samimiyetiyle dinleyen Xururuca(Minguinho) adlı bir şeker portakalı fidanıdır. “Şefkat olmayınca hayatın pek değeri kalmıyor.” diyen yazarımız daha altı yaşındayken “şefkat”in anlamını Manuel Valadares adlı bir adamdan öğrenmiştir. Bu öğrenmeden sonra da sevdiği her şeyi şefkate boğmuştur. Şeytanın vaftiz evladı olduğuna, kanında şeytanlık olduğuna ve kötü bir insan olduğuna o kadar çok inandırılmış ki ne kadar dayak yese de bunu hak ettiği düşündürülmüş. Bir melek kadar saf olan çocuğa sırf yaptığı yaramazlıklar nedeniyle küçücük bir çocuk olduğu unutturulmuştur. Hatta sürekli şöyle der: “Ben yaramazın tekiyim. Çok kötü bir çocuğum. Bu yüzden Noel’de benim için İsa değil şeytan doğar.” Hayır bızdık! “Sen çok cesur bir delikanlısın!” Ve ne yaparsan yap daha küçücük bir çocuksun. José Mauro de Vasconcelos
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275bin okunma
Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim!
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2020 12:54
Isık Göl’ün kıyısından başlayan bir hikaye “Beyaz Gemi”. Roman yedi-sekiz yaşlarında bir çocuğun ve dedesinin hikayesini anlatıyor. Hem de masal, efsane, destan gibi birçok unsuru kullanarak anlatıyor. “Boynuzlu Maral Ana” kitabın sonuna kadar bizimle bu hikayenin özünde olacak. İnsanın dünyanın oluşumundan bu yana doğayı “kendi kendinden” koruma çabası, iyiliğe kötülükle değil iyilikle karşılık vermemiz gerektiği, dünyaya ve kendi vicdanımıza dair sorumlu olduğumuz hatırlatılıyor. İnsanlık borcu eserde yer alan efsanede bir ahlak kuralı olarak gösteriliyor. Önemli olanın bir çocuğu anlamak olduğu roman kahramanı tarafından gözler önüne seriliyor. Yazar bu eseriyle çoğu eleştirmen tarafından olumsuz bir şekilde yargılanıyor. Kitabı okuyup sonuna geldiğiniz de belki siz de bu sondan dolayı Aytmatov’u eleştireceksiniz. Başka sonlar da olabilirdi diyeceksiniz. Bunu demeden önce kitabın sonunda yer alan ve Cengiz Aytmatov’a ait olan “Beyaz Gemi” Üzerine Gerekli Açıklamalar bölümünü okumanızı tavsiye ederim. Okuduktan sonra bir başka yazar belki başka türlü yazardı ama “yazmak ancak böyle olurdu” diyeceksinizdir.
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2020 18:59
“Henüz ölmemiş ölüleriz.” Her bir cümlesinin altını çift çizgilerle çizmek istediğim beni büyülü gerçekçiliğin asıl gerçekliğine çeken “Hem her şeyin içinde, hem de her şeyin dışında” zamanın çok öncesinde ve zamanın çok sonrasında ama şimdide olan “Ölü Zaman Gezginleri” 2 bölüme ayrılmış 16 hikayeden oluşan bir başyapıt. Hasan Ali Toptaş her kelimesiyle mükemmeli yakalamış yine. İlk kez okuyanlar için “Kim, kiminle, nerede, ne zaman, nasıl?” sorularını sürekli sordurabilecek bir eser. Zaman denen şeyin giderek ritmini yitirdiğini bir şekilde herkese fark ettiriyor. Düşlerde yol almaya başlıyoruz okudukça. Uzak kavramını anlamının dışı olacak kadar yakın göstererek çok uzaklara götürüyor bizi. Kısacası zaman duruyor ve zamansız bir zamanda sessizliğin sesine; karanlık, hüzünlü ve büyülü cümlelere kulak veriyoruz. Çünkü “geçmişi küçük anlarda, geleceği de düşlerde arayıp bulmaktan başka seçeneğimiz yoktu.” demiş yazar. Onunla birlikte düşlerde yol aldıkça “bulunmazı”nızı bulabileceğiniz güzel yolculuklar diliyorum! Ölü Zaman Gezginleri Hasan Ali Toptaş
Edebiyat
Ölü Zaman GezginleriHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20193,569 okunma
“Kesinlikle gelen tek şey ölümdür albay."
10/10
·69 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2020 02:09
15 yıl boyunca emeklilik maaşını ve asla gelmeyecek bir mektubu gelecek gibi beklemek, yaşama tutunma sebebidir albay için. Tüm hayatını bu beklemelere göre şekillendiren albayın tükenmeyen umudunu, karısıyla birlikte yaşadığı ekonomik sıkıntıları, yaşanan haksızlıkları, çaresizliği, dönemin sansür ve baskıcı ortamını gerçekçi bir şekilde gözler önüne seren; açlığı, yalnızlığı, umutsuzluk içinde umudu anlatan bir Marquez kitabı. Bütün bunların yanında hikayenin başkahramanı albay ve karısının sahip oldukları en değerli şey ise kasabanın en iyi dövüş horozudur ve onlardan başka herkese bir şeyler kazandıracağını düşünürler. Ama ondan da ölen oğulları için vazgeçemezler. *** “Okurken yer yer gülümseten bir tarafı olan, akıp giden sürükleyici anlatımıyla zevk alacağınız bir eser.” ^_^ Okuma listelerinizdeki yerini almalı!
Albaya Mektup YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202010,2bin okunma
Reklam