“Fıkıh hükümleri, neden kadını aşağılayan, haklarından soyutlayan ve erkeklere köleleştiren şekilde yazılmıştır? Bu soruya iki maddede cevap verilebilir: birincisi, içtihatların yapıldığı dönemlerdeki ideolojik, sosyolojik ve politik yapının ataerkilliğinin etkisi yorumcuların yorumlarına yansımıştır. İkincisi, erkek yorumcular, kendi şahsi menfaatlerine de uygun şekilde kendi cinslerini kayırmışlardır. O dönemde mevcut sosyolojik normlar, evlilik gelenekleri ve cinsiyet ideolojileri kutsallaştırıldı ve fıkhın içine sızarak kanunlaştı. Profesör Abdülaziz Sachedina, bu durumu şu şekilde tarif etmektedir: ‘(İslamın alimleri) Allah’ın kanunlarını keşfetmekten çok yarattılar. Yarattıkları şey, kendi isteklerinin, içgüdülerinin, menfaatlerinin tarifiydi...’ Kadın-erkek ilişkilerinde kadınların aleyhine oluşturulmuş olan durumu, İslam’ın içine sızan farklı kültürel unsurları ve din adına konuşan ve karar verenlerin erkek olmasını dikkate almadan anlayamayız.”
“Orwell, ABD’deki bir sendikacıya yazdığı mektupta, ‘Kitapta anlattığım toplumun bir gün mutlaka gerçek olacağına inandığımı söyleyemesem de, ona benzer bir toplumun gerçek olabileceğine inandığımı söyleyebilirim.’ diyordu.”