Aleyna Altun

Bağımsızlık görüntüsünün arkasında gizlenen şey yakınlaşma ve incinme arasındaki riskli ilişkiydi.
Reklam
Kaba bir genelleme yapacak olursa, en derin kaygılarının kabulü söz konusu olduğunda erkeklerin durumu kadınlara kıyasla çok daha kötüdür çünkü erkeklere duygularım bastır­maları, saklamaları ve metanetli olmaları gerektiği öğretilir. Ne de olsa erkekler ağlamaz! Buna karşın kadınlar duyguları hakkında konuşup bunları paylaşmayı küçük yaşta öğrenirler. Yine de çoğu kadın keyifsiz, kaygılı veya güçsüz hissettiği zaman, ‘zayıf ya da aptal olarak algılanırım’ korkusuyla bu durumu en yakın arkadaşlarıyla bile paylaşmaktan çekinirler. Gerçekte neler hissettiğimize dair suskunluğumuz ve çevremizdeki insanlar fark etmesin diye takındığımız sahte tavırlar kontrol yanılsamasını güçlendirmekten başka bir işe yaramaz. Öyleyse sormamız gereken soru şu: Kontrole ilişkin bu mitlerin ne kadar etkisinde kaldınız?
Işıkları açıp kapatır gibi duygularınızı da istediğiniz zaman açıp istediğiniz zaman kapatabiliyor olmanız lazım. Peki, bu mit neden bu kadar etkili? Çünkü çevremizdeki insanlar görünüşte mutlu gibiler. Duygu ve düşüncelerine hâkimlermiş gibi görünüyorlar. Ancak buradaki anahtar kelime “görünmek” . Gerçek şu ki insanların çoğu, kendi duygu ve düşünceleriyle ilgili sürdürdükleri mücadele ile ilgili olarak açık ve dürüst olmuyorlar. Üzüntülerini veya mutsuz olduklarım belli etmiyorlar, işleri yolundaymış gibi gösteriyorlar.
Aradığınız hazine, belki de girmekten korktuğunuz mağarada saklıdır. Joseph Campbell, Reflections on the Art of Living

Aleyna Altun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
66 günde okudu
·
2022 1. kitabı
Irvin D. Yalom
8/10 · 16,2bin okunma
Reklam