"Seni artık sevmiyor galiba?" diye sordu. Ama eskiden yaptığı gibi kötü niyetle değil, sanki bu arada dünyanın kötülüğünü anlamış da, bunların karşısında kendi bütün kötülükleri hiç kalıp, anlamını yitirmiş gibi üzgün bir ifadeyle sormuştu;
Kimsenin uykusunun gelmediği ya da herkesin sürekli yorgun olduğu, ama bunun işlerine sekte vurmadığı, aksine işleri desteklediği bir yerde neden onun önüne geçemeyecek kadar uykusu gelmişti? Anlaşılan buradaki yorgunluk K.'nın yorgunluğundan farklıydı. Buradaki, mutlu bir çalışmanın ortasındaki yorgunluktu; dışarıdan bakıldığında yorgunluk gibi görünen, aslında bozulamayacak bir dinginlik, bozulamayacak bir huzurdu. İnsanın öğleye doğru biraz uykusu geliyorsa, bu, günün mutlu ve doğal akışının bir parçasıydı. Buradaki beyler için vakit hep öğle, dedi K. kendi kendine.
"Düş kırıklıkları sizi yıldırmamalı. Burada bazı şeyler yıldırmak üzere kurulmuş gibi durur ve insan burada yeniyse, ona engeller asla aşılamazmış gibi görünür. İşin aslının ne olduğunu irdelemek istemiyorum, belki görünen gerçekleri yansıtıyordur; konumum gereği bunu saptayabilmek için gerekli olan mesafeye sahip değilim; ama unutmayın, genel durumla örtüşmeyen fırsatlar doğar zaman zaman ve bu fırsatlar sayesinde güven verici bir söz, bir bakış ve bir işaretle yaşam boyu süren ve insanı kemiren çabaların sağlayacağından çok daha fazlasına ulaşılabilir. Kuşkusuz böyledir bu. Elbette, bu fırsatlar yararlanılmadan 'kalsalar da genel durumla uyum içindedirler yine de. Ama sorup dururum ben, neden yararlanılmaz bunlardan?"
Her ilişkide noksanlar vardır, kaldı ki biz apayrı dünyalardan gelerek birleştik; birbirimizi tanıdığımızdan beri ikimizin de yaşamı yepyeni bir yola girdi, kendimizi henüz güvende hissetmiyoruz, çünkü her şey çok yeni.