Tual

“İnsan” denince… İnsan daha ilk çığlığından ‘insan’ olarak doğmaz mı zaten? Ama bunu taşıması güçtür, yalnızca bununla yetinmesi daha da güçtür.
Sayfa 58
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan bedeniyle yazmalı, tenin altındaki çıplak, savunmasız bedenle… Oysa sözcükler yalnızca başka sözcüklere seslenir. Bir “H” harfi alırsın, iki tane “A” , “Y” ve “T”: HAYAT diye yazarsın. Tek sır, harflerin yerini şaşırmamak. Efsanedeki gibi, bir harfi düşürüp canlanan çamuru saf ölüme çevirmemek… Hayat, diye yazıyorum, bir soluktan çok derin bir iç çekmeyle, onu koparıp alabilenlerin. Dalından bir meyveyi, topraktan bir kökü koparırcasına… Sana kalansa, boş bir kabuğa kulağını dayadığında duyduğun uğultu. Hayat: İliğine kemiğine dek emilmiş bir sözcük, iç sızısını andıran bir uğultu, okyanuslar dolusu uğultu.
Sayfa 56
Geçerken, Voltaire’in mantıksızlığına da değinelim; çünkü Voltaire hem İsa’yı hem Calas’ı savunuyordu ve insanüstü varlıkları inkâr edenler için bile haç neyi ifade ediyor? Katledilen aklı.
Sayfa 598
XIX. yüzyılda dinî düşünce bir kriz yaşadı. Bazı şeylerin unutulması, yeni şeylerin öğrenilmesi koşuluyla gereklidir. İnsan beyninde boşluğa yer yoktur. Bazı yıkımların gerçekleşmesi hayırlıdır, ama yerine yenilerinin inşa edilmesi koşuluyla. Bu arada, artık var olmayan şeyleri de inceleyelim. En azından uzak durmak için bile olsa onları tanımak gerek. Geçmişin taklitleri sahte isimlerle kendilerini gelecek olarak adlandırıyorlar. Bu hortlak geçmiş, kimliğini değiştirebilir. Tuzağa karşı hazırlıklı olalım, ondan uzak duralım. Geçmişin yüzü batıl inanç, maskesi ikiyüzlülüktür. Yüzünü açığa çıkarıp maskesini düşürelim. Manastırlara gelince karmaşık bir sorun oluşturuyorlar. Uygarlık onları mahkum ederken, özgürlük onları koruyor.
Sayfa 598
En büyük stratejistlerin bile yanıldığı anlar vardır. En büyük saçmalıklar, sıklıkla tıpkı kalın ipler gibi küçücük şeylerin bir araya gelmesinden yapılmıştır. Bir halatı alıp, onu oluşturan iplikleri ayırdıktan sonra hepsini teker teker koparırsanız “ Bu da neymiş!” dersiniz. İplikleri örüp bir araya getirdiğinizde ortaya devasa bir şey çıkar; bu, Doğu’daki Markianos ile Batı’daki Valentinianus arasında tereddüt eden Attila’dır; bu, Capua’ya gelmekte geciken Hannibal’dir; bu Arcis-sur-Aube’da uyuya kalan Danton’dur.
Sayfa 561