Tuğba AFACAN

Tuğba AFACAN
Yüksek Lisans
Çankırı
Sakarya, 10 Şubat 1991
34 okur puanı
Kasım 2015 tarihinde katıldı
Doğa, Kadın ve İktidar
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 00:00
Kya'nın nam-ı diğer Bataklık Kızı'nın hikayesinin film halini izlediğimde çok etkilenmiştim. Filmi, beni kitabını okumaya sevk etti. Çocuk yaşta ailesi tarafından terk edilen Kya bir bataklıkta tek başına hayata tutunmaya çalışırken bu esnada yaşamın tüm zorluklarını da öğreniyor. Her tökezleyişinde her yalnız kalışında sığındığı liman doğa oluyor. Kitap, ünlü aktris Reese Witherspoon'un özellikle kadınlarla ilgili olan kitapları seçtiği Instagram'daki kitap kulübünde okunan kitaplardan biri olmasıyla dikkat çekmişti en başta. Sonra Witherspoon'un yapımcılığını üstlendiği filmiyle daha da popüler oldu. Bu kadar beğenilmesinde bir polisiye romanı olmanın yanı sıra doğayı bir fon olarak kullanması ve şartlar ne kadar değişirse değişsin insan karşısında doğanın her zaman tek galip olduğu gerçeğini öne çıkarması etkili olmuştur. Son zamanlarda yaptığım çevreci eleştiri ile ilgili araştırmalar da beni kitabı okumaya yönlendiren ikinci sebep oldu. Mesela okuma yazma bilmeyen Kya'nın ilk kitabı Aldo Leopold'un "Bir Kum Yöresi Almanağı" oluyor ve öğrendiği ilk kelime de vahşi. Leopold çevreci aktivistlerin "kutsal kişi" olarak kabul ettiği bir isimdir. Kitapta da ondan alıntı yapılması aslında Kya'nın doğa ile ne kadar bütünleşeceğini de gösteriyor. "Vahşi" kelimesi de insan gördüğünde çalılığın ardına saklanan, ömrü boyunca bataklığından çıkmayan Kya için en uygun sıfat olabilir. Bataklık adeta Kya'nın mabedidir. Tek ve en iyi bildiği yerdir. İktidarını sürdürdüğü bu yere sınırsız erkekler tarafından girilmesi Kya'nın adaleti sağlama ve iktidarını sağlamlaştırma mücadelesine dönüşüyor ve doğa tüm izleri örtmesinde en büyük destekçisi oluyor.
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,791 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Safiye Sultan'ın Yaşamı
9/10
·834 syf.··
2018 4. kitabı
·
203 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2018 21:13
Popüler tarihi romanlarıyla ünlü olan yazarın bu serisi aslında Moskof Cariye Hürrem kitabıyla başlıyor; fakat ben Altın Cariye Safiye ile tanışmış oldum yazarla. Muhteşem Yüzyıl dizisi zamanında birçok tartışmalara yol açmış olsa da pek çok kişide Osmanlı tarihini araştırma merakı uyandırdığı da bir gerçeği oluşturuyor. Altınyeleklioğlu'nun söz konusu "Sultan Kadınlar" serisi de bu popüler merakın ürünü hiç şüphesiz ki. Bana tarihi figürleri ders kitaplarından değil de böylesine bir kurmaca içinde öğrenmek her zaman daha cazibeli geliyor. Bana kalırsa bu tarz popüler kitapların en güzel hizmeti gerçek araştırmalara zemin hazırlamak ve okuyucuyu heveslendirmek. Zira ben kitabı bitirdiğimde ağlayan gelin'i (ters lale) araştırırken ve Özdemiroğlu Osman Paşa hakkında makale ve tez okurken buldum kendimi. Bunlar sadece iki örnekti. Kitabın başları Safiye'yi Murad'a hazırlama süreci olduğu için sıkıcı geçmesine rağmen roman sonraları yalın anlatımıyla okuyucuyu kendisine bağlıyor.
Tarihi Roman
Altın Cariye SafiyeDemet Altınyeleklioğlu · Artemis Yayıncılık · 2011506 okunma
Modern Türk Edebiyatına Genel Bir Bakış
9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2017 00:00
Kenan Akyüz hocanın okuduğum ilk kitabı. Bu kitap edebiyat tarihi açısından önemli bir yere sahip. Hem yöntem hem de içerik itibariyle diğer eserlere örnek niteliğinde. Giriş ve beş bölümden oluşan eser, Türk edebiyatının 1860-1923 yılları arasını inceliyor. Giriş kısmında 1718-1860 yılları arasındaki toplum içerisinde cereyan eden siyasi ve sosyal gelişmeleri açıklıyor. Bu kısım için Türk toplumunun Batı'ya yönelişinin bir özeti de diyebiliriz. Siyasi ve sosyal hayattaki bu şiddetli Batı'ya yönelme arzusu doğal olarak edebiyatı ve edebiyatçıları da etkilediği için yazar sanatçıları onların fikriyatlarını da yansıtacak bir biçimde ele almayı tercih etmiştir. Örneğin Namık Kemal'i sadece bir şair olarak göstermekle kalmaz aynı zamanda onun edebiyat yahut Türk edebiyatının batılılaşması mevzusuna dair fikirlerini de okuyucuya iletir. Yazar kitabını Tanzimat, Servet-i Fünun, Servet-i Fünun Dışındaki Edebiyat, Fecr-i Ati, Milli Edebiyat olarak beş ana bölüme ayırdıktan sonra, edebi türler üzerinden bir inceleme yapmayı tercih etmiştir. Her bir dönemin başında ilk önce o dönemle alakalı genel bilgiler (edebi eğilim, dil anlayışı, sosyal ve siyasi gelişmeler) verdikten sonra dönemi şiir, tiyatro, roman ve hikaye, mizah ve hiciv, edebi tenkid türlerinde ele almıştır. Yazarın amacı gerçekten o türü temsil edebilecek kişileri ele almak olduğu için bazı dönemlerde bütün türler yer almaz. Mesela Fecr-i Ati'de mizah ve hiciv, edebi tenkid türleri yoktur. Sanatçıların ne zaman, nerede doğduğu, eğitimi gibi hayatıyla ilgili kısaca bilgilerden sonra fikri ve edebi anlayışı, eserlerinin tamamı, en önemli eserlerinin içeriğinden ve diğer sanatçılar üzerinde uyandırdığı etkilerden söz edilmiştir. Kitabın sonunda verilen 53 sayfalık bibliyografya eserin aslında ne kadar titiz bir
Edebiyat Tarihi
Modern Türk Edebiyatının Ana ÇizgileriKenan Akyüz · Inkılap ve Aka Sahaf · 2020221 okunma
Walter Benjamin'in Gözünden Brecht'i Anlamak
6/10
·80 syf.··
2022 3. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2022 00:00
Epik tiyatro denildiğinde akla ilk olarak Alman tiyatro yazarı ve kuramcısı Bertolt Brecht gelir. Dolayısıyla Walter Benjamin'in bu eseri de Brecht ve onun epik tiyatro anlayışını daha ziyade felsefi bir düzlemde yorumlamaya yönelik olarak kaleme alınmıştır. Kitapta epik tiyatronun ne olduğu üzerinde duran Benjamin, Brecht'in eserlerinden örnekler vermeyi de ihmal etmez. Hatta üç makalenin tamamında teorik bilgilerin arasına Brecht'in en ünlü eserlerinden kimi zaman kahraman kimi zaman da olayı anımsatan örnekler konulmuştur. Adam Adamdır, Üç Kuruşluk Opera, Lindbergh'lerin Uçuşu, Ana, Üçüncü Reich'in Korku ve Sefaleti bu eserlerden bazılarıdır. Walter Benjamin ile Bertolt Brecht'in dost oldukları bilinmektedir. Gerek dünya görüşleri gerekse de hareketli yaşamları bakımından birbirlerine oldukça benzeyen Benjamin ile Brecht'in yazı hayatındaki ortak noktaları epik tiyatro olmuştur. Hatta birlikte epik oyunlar yazma denemeleri de yapmalarına rağmen bunlar günümüze ulaşamamıştır. Benjamin'in epik tiyatroya dair fikirleri Brecht'ten pek bir farklılık taşımaz. Dolayısıyla bu eser epik tiyatro ile ilgili birincil bir kaynak değildir. Epik tiyatroya vakıf olabilmek için Bertolt Brecht'in oyunlarını ve yine onun Epik Tiyatro adındaki kuramsal kitabını okumak daha anlamlı olacaktır. Epik tiyatronun özelliklerinden gestus ve yabancılaştırma ilkeleri üzerinde daha detaylı duran Benjamin'in kitabındaki üçüncü ve son makalesi olan "Epik Tiyatro Nedir?" başlıklı yazı izleyici, olay örgüsü, kahraman, öğretici oyun, oyuncu gibi tiyatronun tüm unsurlarına odaklanması bakımından en dikkat çekici içeriğe sahip olan makaledir.
Tiyatro
Epik Tiyatro Üzerine Üç MetinWalter Benjamin · Agora Kitaplığı · 20145 okunma
Kitaplarla Dolu Bir Yaşam
7/10
·90 syf.··
2022 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2022 00:00
Kitabın orijinal ismi La casa de papel. Ünlü İspanyol dizisiyle isim benzerliği dışında hiçbir ilişkisi olmamasına rağmen yayınevinin başarılı bir reklam stratejisiyle bu kadar popüler olan kitap, anlaşılmayacak bir şekilde çok satanlar listesindeki yerini korumuştu. Öyle ki benim elimdeki 14. baskı! Kitabı böylesine meşhur eden sebeplere yakından bakmak icap ediyor bu durumda. Arka kapağında, kitaplara, okumaya ve aşka dair bir kitapla karşı karşıya olduğumuz yazıyor. Kitaplar konusunda, evet, hakkını verelim. Ama okumak ve aşk bu novellanın ne kadarına dahil edilebilir? Okuma eylemi kitapta nadiren değinilen bir konu; aşk tema(sız)lığına hiç değinmeyeceğim bile. Kağıt Ev, içeriğinden ziyade bir meta haline getirilmiş kitap nesnesine yani bir kağıtlar bütününe odaklanıyor. Benim hiçbir zaman dahil olmadığım ve olmak istemeyeceğim bir çılgınlık bu, kitap biriktirme mevzusu. Kitabın estetik değeri veya umulan faydasının göz ardı edilerek kitaba sahip olma, başkasıyla paylaşmama ve çokluğuyla övünç duyma hali tutunacak başka meşguliyetin olmamasından kaynaklanıyor bana göre. Ben böyle kimselere Felatun Bey diyorum. Sahip olduğu kitapların sayısı bir kişinin entelektüel birikimini göstermez zira! Ben kitap eksenli bir mesleğin içinde olmama rağmen kitaplarla örülü bir dünya inşa etmedim kendime. Çünkü bir kitabı sadece kendimize saklarsak onun yayabileceği güzellikleri, oluşturabileceği anıları kısıtlamış oluruz. Oysaki bir kitabı başkasıyla paylaşmak, değiş-tokuş etmek dolayısıyla fikir alışverişi yapmak o kitabın pek çok hafızada yer edinmesine sebep olur. Güzeli de budur. Ben, Carlos Brauer'in aksine kitabımı kendime hapsetmek yerine kütüphaneye bağışlama yolunu seçiyorum!
Kitaplar
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma