Dr.B’ye ‘Bu son satranç oynayışım olacak.’ dedirtip ardından intihar eden yazar. Stefan Zweıg’ın kendisini temsil ettiğine inanılan sıradan bir satranç oyuncusunun dünyaca ünlü bir satranç ustasını daha yakından tanımak istemesini konu alıyor. Yalnız bu satranç ustası tüm dehasına karşın kültürsüz, cahil, soğuk, acımasız biridir. Gemi yolculuğu sırasında bu ustayla bir maç ayarlandığı sırada gizemli bir yabancı ortaya çıkar. Kitabı bu kadar üstün kılan da Dr.B ile Czentovic çarpışmasının o dönem Avrupa’sında faşizmle, güzelliğin çarpışmasına benzemesidir. Dr. B hücrede geçirdiği zamanları ‘ Hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmamıştır.’ diye özetler. Hücreye kapatılan bir kişi değil; sanat, ahlak, edebiyat ve müziktir. Zweıg, Dr. B’nin odaya kapatılmasını bu değerlerin hapsedilmesiyle eş değer tutmuştur. Czentovic ise tüm bunlara karşılık cahil ve üretkenlikten uzak Avrupa sisteminin vücut bulmuş halidir. Biri estetiği, güzelliği temsil ederken; diğeri vurdumduymazlığı, tek tip olmayı temsil etmektedir.Zweıg, İki farklı kişiyi aynı satranç tahtasının başına oturtmuştur.Kitabın sonunda estetik,hayal kurmak, güzellik; cahilliğe, acımasızlığa yenik düşmüştür. Ve bu yolun intihara gideceği kitabın son cümlesinde şöyle anlatılır: ‘ Yazık, hamle o kadar da kötü düşünülmemişti. Aslında amatör olduğu düşünülürse olağanüstü yetenekli bu bey.’
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279bin okunma
Günümüz Dünyası-Cesur Yeni Dünya
Kitabın günümüz gerçekleriyle paralelliği yadsınamaz bir gerçek. Kapitalizmin yarattığı görünmeyen ama iliklerimize kadar işlemiş olan hiyerarşik düzeni, teknoloji bagimliligi, insanlari gercek ve doğrulardan alıp sadece güzel ve mutluluğa taşıyan dünya düzeni...Kitapta "şartlandırma" diye bahsedilen ve aslında bireyi, olanlar hakkında düşünmemeye, sadece gereken tepkiyi vermeye iten olgunun, günümüzde eğitim sistemi ve yasalar yoluyla manuel olarak yapıldığını görmekteyiz.
Bir gruba ait olma fikrine karşı çıkmış, bireyselliğinin farkına varmış, düzenden memnun olmayan, kendi fikirleri olan, kısacası biri olmayı başarabilenler de sürgünle korkutuluyorlar. Günümüzde de farklı olanlar yalnızlığa mahkum degil mi ? Onlara da acımasız davranılmıyor mu ?
Ve somalar... Yarım gram bile alınca sizi güzel bir tatile götürmüş kadar mutlu eden yan etkisiz masum haplar.Mutluluğu her an yanınızda taşıyabilirsiniz yani. Günümüzün soması da sosyal medya olabilir mi acaba? Sosyal medya dünyası da düşünmeyi bırakıp, bizleri duyarsızlaştıran somalar degil mi?
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Meletos, Anytos döneminin en zengin, meşhur kişileri olmasına rağmen hepsi unutuldu ama Sokrates 2500 yıldır savunmasına hala devam ediyor... Çünkü tarih güçlüyü değil, iyileri yazar.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
Yazarın “Hayatımın en güzel uğraşı” dediği roman tadında bir siyer kitabı.
Ekseninden çıkmış insanlığa insanlık öğretme vaktiydi.571’de Mekke’de açan bir Gül...
Yalnız bir Gül bu kadar mı zahmetli büyürdü,cefa çekerdi? Bir gülün etrafı böylesine mi dikenlerle kaplı olurdu? Kendinizi bülbülün yerine koyup bir hayata,çekilen cefaya, vahyin tamamlanışına,yer yer iç burkan yer yer tebessüm ettiren anlara şahitlik ediyorsunuz İskender Pala’nın güçlü kalemi ve derya deniz bilgisi sayesinde.
Belki de şu dönemde okunabilecek en güzel kitaplardan biri...
Körlüğün salgın hastalık gibi bulaşıcı şekilde yayıldığı bilinmeyen bir ülkede, korku ve paniğin toplumdaki ahlaki değerleri nasıl çökertebileceği anlatılıyor. Kaos ortamındaki insan davranışlarını, kimsenin görmeyeceğini bilsek nasıl davranacağımızı, erdem olarak adlandırdığımız davranışların neye ve kime göre doğru olduğunu, açlık ve ölüm yüzünden yapılan kötülüklerin meşru olup olmayacağını, daha da ileri gidip dünyayı sorgulatıyor kitap.
İnsan aklı kendi yarattığı canavarlara teslim olacak kadar ileri gidebiliyor diyor, yazar.
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015131,8bin okunma