Kişileri roman okumağı sevenlerle roman okumağı sevmeyenler diye ikiye ayırabiliriz. Roman okumağı sevmeyenlerden bir hayır gelmez demiyorum, büyük işlere asıl onların geliştiğini söyleseler ona da inanırım. Ama ben hoşlanmam onlardan. Kendilerinden çıkamaz, başlarından geçmemiş şeyleri geçmiş sayamaz, kendilerini başka kimsenin yerine koyamazlar. Bir tek yaşayışları vardır, Ömürlerini bin bir kişinin yaşayışına sıkıştıramazlar. Her şeyi anlamağa çalışırlar. Her şeyi anlarlar da kişioğlunun karşısında bir anlayışsızlıkları vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanpınar romanın sonunda enstitüde yenilik için çalışanların tepki gösterdiği Halit Ayarcı’ya insanın riyakârlığını anlatır: “Samimiydiler aslında yeniliği kendilerine ucu dokunmamak şartıyla seviyorlardı.Hâla da o şartla severler. Fakat hayatlarında emniyetli ve sağlam olmayı tercih ediyorlar.” “Olur mu öyle şey, iki türlü mantık aynı kafada bulunur mu?” diyen dostuna verdiği cevap basit ve her dönemde doğrudur maalesef: “Tabii bulunur. Daha doğrusu menfaatler istikametini değiştirirse mantık da değişir.”