Ben bazen açık denizlerde güvertenin bir köşesine sıkışa kalmış bir taş parçası bulurdum da, o taşı üç dört bin kulaç derinliğindeki denize atarken, karanlığa yavaş yavaş gömülen taşa bakarak, "bu artık oradan hiç çıkmaz derdim."
Ayşe'nin o gün söylediklerini ve o günkü halini unuttum.Nitekim ki deniz de bağrına atılan taşı unutur ama o taş yine oradadır ve oradan bir daha çıkmaz.