İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
Boğulan balıklar varmış, bunu duymuş muydun?
Tamamen suyun altında yaşamaya göre dizayn edilmiş
olmalarına rağmen bir şekilde nefessiz kalıp
ölüyorlarmış. Bence etraflarındaki balıkların
hayvanlıklarına daha fazla dayanamadıkları için... Diğer
balıklar sadece nereye geldiğinle ilgileniyor, oraya
nereden geldiğine kimse bakmıyor. Birileri için üç
kulaçlık yolları kat edebilmek adına solungaçların
şişene kadar yüzmüş olsan da okyanus için bu hiçbir şey
ifade etmiyor. Zor demiyorsun, kolay sanıyorlar Osman.
Hani konuşmuştuk ya, insan vücudu tatile giderken ne
bulursan tıkıştırdığın bir bavul gibi. Bir kere açtıysan
bir daha katiyen aynı şeyleri içine sığdıramıyorsun.
Uygar toplumlarda kullanımları ne olursa olsun, aynalar şiddet içeren ve kahramanca her türlü eylemin vazgeçilmezidir. Napoleon’un da Mussolini’nin de kadınların yetersizliğini bu derece ısrarla vurgulamasının sebebi budur; zira kadınlar yetersiz olmazsa onlar da kendilerini dev aynasında göremezler.