Tuba

Tuba
@Tugba_45
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Lisans
Manisa
Mardin, 19 Ekim 2002
48 okur puanı
Mayıs 2026 tarihinde katıldı
Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Tuba

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
2026 6. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.2/10 · 87,5bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 23:23
Bazı kitapları bitirdiğinizde içinizde öyle bir sızı kalır ki, karakterlerin hatasını, sevabını sanki kendi hayatınızdan insanlarmış gibi tartışmak istersiniz. Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan romanı benim için tam olarak böyle, kalbime dokunan, bitse de içimde konuşmaya devam eden duygusal bir yolculuk oldu.Hayatta hiç kimse tamamen beyaz ya da tamamen siyah değil. Kalbine dokunacak, seni hem ağlatacak hem de derin derin düşündürecek samimi bir kitap okumak istersen ah macide vah ömer...
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 22:32
Bazı kitaplar sadece okunmak için değildir; satır aralarına gizlenmiş bir iklimi solumak, o iklimde kaybolmak içindir. Sinan Yağmur’un Aşkın Gözyaşları: Şems kitabı, benim için bir okuma deneyiminin çok ötesine geçerek büyüleyici bir zaman yolculuğuna dönüştü. Sayfaları çevirirken kendimi asırlar öncesinin Konya sokaklarında, Şems-i Tebrizi ve Mevlana’nın yanı başında, o ilahi ve manevi atmosferin tam ortasında yaşarken buldum. Yazarın o kadar duru, o kadar lirik ve samimi bir dili var ki, tasavvufun o derin ve ağır dünyası bir su gibi akıp gidiyor, insanı hiç yormadan içine çekiyor. ​Kitap boyunca Şems’in o tavizsiz, hırçın ama içi tamamen aşkla dolu dünyasına tanıklık ederken, beni kelimenin tam anlamıyla sarsan ve kitabın kalbi diyebileceğim bir sahne oldu: Şems’in, Mevlana’nın yıllarını verdiği, canı gibi koruduğu kitapları ve notları soğuk suya attığı o meşhur an. ​O anı okurken Mevlana ile birlikte ben de derin bir şaşkınlık ve sarsıntı hissettim. Mevlana'nın içi yanarken, Şems'in elini suya uzatıp o kitapları tek bir damla bile ıslanmadan, mürekkebi bile dağılmadan, kupkuru bir şekilde sudan geri çıkarması ise kitabın en büyüleyici, en mucizevi anıydı. Şems’in bu hamlesiyle Mevlana’ya, dolayısıyla biz okuyuculara verdiği mesaj çok derindi: Aradığın hakikati satırlarda değil, sadırda (gönülde) arayacaksın. Eğer gönlünü tamamlarsan, dünya bilgisi zaten sana zarar vermeden hizmet eder. ​İşte bu kırılma noktası, kitabın adında geçen o "gözyaşlarının" ve aşkın asıl tanımını ortaya koyuyor: Teslimiyet. ​Aşk, her şeyi kontrol etmek isteyen aklın susması ve kalbin bütünüyle devreye girmesidir. Mevlana o gün kitaplarına, unvanlarına nereye varacağını bilmeden, sadece yol gösterene duyulan sonsuz bir güvenle teslimiyeti seçti. Dünyevi tüm yüklerinden, "ben"liğinden o
Düşünce
Aşkın GözyaşlarıSinan Yağmur · Karatay Akademi · 201021,3bin okunma