Hayat bana tek ve değişmez bir mevsim oldu hep. Bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta geçti adeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir mum gibi eritti.
Bu kitabı alırken Farabi'nin fikriyatını, ilim yolculuğunu okumayı ummuştum ancak (kitabın üzerinde her ne kadar yayıma hazırlayan Mesud Topal yazsa da) kitap yazarın düşüncelerinden ve çıkarımlarından oluşuyor diyebilirim. Hayal kırıklığı yaşattı bana çünkü hem kapakta hem de açıklamada buna dair bir bilgi yok. Ve yazarın cümleleri altı pek de dolu olmayan yazılmak için yazılmış cümleler gibi hissettirdi. Başka beni rahatsız eden kısım da kitap 120 sayfa fakat neredeyse yarısı 1 2 cümle ve boş sayfadan oluşuyor. Elimdekinin 20. baskı olduğunu ve her basımın -her basım kaç tane binlerce ya da yüzlerce bilmiyorum- çok sayıda olduğunu düşünürsek kitabın üzücü bir şekilde kağıt israfı olduğunu düşünüyorum! Giriş kısmında Farabi'ye dair güzel ve öğrenilmesi gereken bilgiler verilmiş. Farabi'nin eğitim hayatında daha çok yer alması ve hayatımızda yer vermemiz gerektiği üzerine konuşulmuş. Madem öyle, yazar neden Farabi'nin değil de kendi düşüncelerini yazmış kitapta ironik açıkçası.
Yazar bu kitabı bir farkındalık yaratmak, özel ve iş hayatında insanların birbirine daha saygılı olmasına etki edebilmek gayesiyle yazmış. Adından da anlaşılacağı üzere ''Biz sizi ararız.'' deyip insanları manevi kimi zaman maddi sıkıntıya sokmamak gerektiğini yaşanmış olaylarla anlatmış. Kısa ve öz tutmuş. Bazı yerlerde temel tekniklerden bahsetmiş: Bir iş görüşmesinde adayın CV'sinde nelere dikkat etmesi gerektiği, işe alım yapan personelle mülakattayken ne sorup ne sormaması gerektiği, networkun gerekliliği; şirketin işe alım yaparken nelere dikkat etmesi gerektiği gibi gibi birçok konuda bir İK'cı(insan kaynakları) olarak bilgilendirme yapmış. Ben keyif alarak ve yeni bilgiler öğrenerek okudum bu kitabı.