Mutluluğu bilmediği için mutsuz olmayan, ama gene de gülemeyen bir çocukluk. Bir yerlerde sevinçli çocuklar vardı herhalde. Mutsuzluğu bilmedikleri için mutlu olan, bilinçsizce gülüp duran çocuklar...
Doğa öyle güzel, canlı ve renkliydi ki, turizm cinayet örgütlerinin nasıl olup da bu adayı unuttukları sorusu, bir başka yanıtsız ve ölümcül soru olarak beynime saplanıp kalmaktaydı.
Bu ülkede değerli insanlar neden yanlış anlaşılıyorlar? Yoksa değersizleştirmek için anlamamazlıktan mı geliniyor?
Söz konusu kitap bir “Ütopya” .:) Öncelikle yazar kitabın daha başlarında bizi ütopya kavramı ile tanıştırıyor. Sonra kahramanın biyografisini okuduğumuzu sanırken kitabın sonunda kahramanların aslında farklı kişiler olmalarının anlaşılması ile kahramanın biyografisini değil de ütopyasını okuduğumuz netlik kazanıyor. Olaylar ile ilgili olumsuz eleştirilerde aslında bir ütopyadan bahsedildiği göz ardı edilmemeli.
80’li yılların bu ütopya versiyonunu okumak keyifli idi. Yazarın okuyucuya vermek istediği mesajlar ve değindiği konular topluma faydalı olmuş; geçiştirilip, örtbas edilmeye çalışılan konulara farklı açılardan vurgu yaparak dikkat çekmeye çalışmış.