Tuğba

Puan vermedi·288 syf.·
2023 12. kitabı
Destanların çoğu erkekleri anlatır sanki kadınlar hiç var olmamışlar gibi. Yazarımız Ursula K. Leguin ise kadın kahramanı anlatmış bizlere. Lavinia bir kadının destanı.
Edebiyat & Roman
LaviniaUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2010614 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf etttiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf etttikçe, zaman azalıyordu.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Bu dünyada öyle şeyler oluyor ki, Tanrı'nın neden izin verdiğini merak ediyorum.
Momonun arkadaşları da bu yeni uygulamadan kurtulamadı. Mahallelerine göre birbirlerinden ayrı depolara kapatıldılar. Artık buralarda akıllarına estiği gibi oynamalarına olanak yoktu. Oyunları onlara bakıcıları öğretiyor ve bu oyunlar hep yararlı bir hizmet şeklinde oluyordu. Ama bu şeyler olurken de bazı şeyleri unutmaları gerekmişti: sevinmeyi, hayal kurmayı ve heyecanlanmayı unuttular. Çocukların yüzleri yavaş yavaş küçük birer zaman tasarrufçusuna benzemeye başladı. Kendilerinden beklenen şeyleri asık yüzle, can sıkıntısıyla ve düşmanca tavırlarla yapıyorlardı. Kendi hallerine bırakıldıkları zamanlardaysa ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Akıllarına hiçbirşey gelmiyordu. Bütün olanlardan sonra yapabildikleri tek şey gürültüydü. Bu da öyle şen şakrak sesler çıkararak değil, vahşi ve kaba seslerden oluşuyordu.
Sayfa 207·Kitabı okudu
Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür. ... Burada, tek korunma yolu, kötülüğün üstünden akıp gitmesini sağlamaktır. Benim gibi, az gelişmiş bir ilkokul öğrencisinin de başarabileceği tek şey buydu. Kötülüğe kayıtsız kaldım; ona içimde yer vermedim. Kara ekmeği yemek zorundaydım; ama kötü şiiri okumadan da yaşayabilirdim. Sınıfta tahtaya kalktığım zaman, gene, şiirleri en iyi ben okuyordum; çünkü öğrenmiştim en çok bağıranın en iyi şiir okumuş sayıldığını. Ve, öğretmenin bu zayıf tarafını keşfeden tek akıllı öğrenciydim.