"Anet, sevgilim, benim eşsiz sevgilim, hepsini yitirdim, hepsini. Ah! Meleğim, üzülme, tasalanma. İnan ki, bundan sonra, sana yaraşır olacağım günler gelecek. O zaman, pis ve sefil bir hırsız gibi soymayacağım seni. Roman, yalnız roman kurtaracak bizi şimdi."
"Benimle birlikte dünyayı dolaşmak düşüncesini saf bir sevinç içinde kabul eden genç bir yaratıkla yalnızdım, parasızdım; ama görüyordum ki, bu saf sevinç, kesin bir zıvanadan çıkmanın, coşmanın, kesin bir görgü yokluğunun belirtisiydi, bu da beni üzüyordu, bana işkence ediyordu. Anna Grigoriyevna'nın benim yanımda uslanacağından korkuyorum."
"Kabalıklarını bağışlayamıyordum. (...) Okulumuza yeni gelenlerin yüzleri zamanla bozulup anlamsızlaşıyordu. Bakmaya doyamayacağınız çocuklar birkaç yıl içinde değişerek biçimsiz birer yaratık olup çıkıyorlardı. Henüz on altı yaşında olduğum hâlde, onlara somurtarak, yabansı yabansı bakıyordum. Düşüncelerinin sığlığı; uğraşılarının, oyunlarının, konuşmalarının saçmalığı daha o zaman beni şaşkına çevirmişti. (...) Daha o yaşta başarılı insanlara tapmaya alışmışlardı. Önemsenmeyen, küçük görülen bir şey doğru da olsa onların insafsızca, rezilce alaylarından kurtulamıyordu. Rütbe kazanmak onlar için en akıllıca işti, bacak kadar veletler şimdiden yumuşak koltukların sözünü ediyorlardı. (...) Ahlakları çirkinlik derecesinde bozuktu."