Turan Erdoğan

Turan Erdoğan
@Turanerd
6/10
·168 syf.··
2024 53. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2024 23:08
Başladığım şehirde bitireceğim diye yarım bırakıp, uzun zaman ara verdikten sonra tamamladığım kitap; Ruhun Kuytusunda. Kitabın hikayesi tıpkı kapağındaki fotoğraf gibi; soğuk, kurak, karanlık, ıssız… İki kardeş olan, Gad ve Amalia ailesini kaybettikten sonra amcaları Arieh’in yanına yerleşirler. Doğu Avrupa’da ücra bir dağın tepesinde Yahudi şehitliğinin bekçiliğini yapan Arieh vefat edince bu görev iki kardeşe miras kalır. Toplumdan izole bir şekilde yaşamlarını sürdüren iki kardeş, bu dağ başında kendilerine ait bir dünya düzeni kurarlar. Kurulan bu düzen zamanla, kardeşlerin kendi vicdanlarıyla boğuştukları bir hapishaneye dönüşür. Kardeşlerin ruhlarının kuytusunda gezinirken, ıssızlığın kasvetini, derin ikilemlerini okuyoruz. Kitapta ağırlıklı olarak karakterin ruh halleri yer alıyor, bu anlamda biraz sıkıcı gelebilir. Özellikle Amalia’nın depresif ruh hali, Gad’in agresifliği okurken sıkabilir. Kitabın rahatsız eden bir tarafı da ensest ilişkiyi barındırması. Bir kesim okuru rahatsız edecek kitaplardan biri, bu yönüyle. Tavsiye üzerine değil de, bir arkadaşımın hediyesi olduğu için okuduğum bir kitaptı. Ben elimde olduğu için okudum, siz okumasanız da olur.
Smra_YPL
Ruhun KuytusundaAharon Appelfeld · Metis Yayıncılık · 201496 okunma
Turan Erdoğan
Kalemine sağlık 👏
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Pişman olmanın bize ne faydası var!
Puan vermedi·282 syf.··
2024 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 14:35
Öğrenmenin tek yolu ; Yaşamaktır…! Pişmanlıklarımız… Başarılarımız… İsteklerimiz… Elde ettiklerimiz… Hiç düşündün mü, pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı nasıl davranırdın? İstediğin fakat bir şekilde vazgeçtiğin karşına çıksa ve bu defa diğer yolu seçsen acaba hayatın nasıl olurdu? Eminim hepimiz her karardan sonra defalarca bunu düşünmüşüzdür. Onunla devam etseydim nasıl bir evliliğim olurdu, o mesleği seçseydim kariyerim nasıl olurdu, hobilerimi sonuna kadar sürdürseydim, o şehre gitseydim, ona hayır deseydim… Ama en çok da bugün keşke dediklerimi yapmasam yaşadığım hayat nasıl olurdu… Gece Yarısı Kütüphanesi’nde anlatılan bu minvalde düşüncelerin, hayatın akışına etkisi. Gece Yarısı Kütüphanesi, kitabımızın kahramanı Nora Seed’in yaşadığı hayata dair hiçbir gelecek umudu kalmadığı noktada intihar etmesiyle başlıyor. Nora, intihar sonucu ölmüyor ama artık yaşamak da istemiyor. Gözlerini bir kütüphanede açıyor. Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var, adı; Gece Yarısı Kütüphanesi… Sonsuza kadar süren rafları olan kütüphanede bulunan her kitap Nora’nın yaşamış olabileceği farklı bir hayatı ona yaşama şansını sunuyor. Seçimleri farklı olsaydı, hayatı nasıl olurdu, nasıl yaşardı, her kitapta Nora bunları okuyor. Bu kitaplarda pişmanlık duyduğu kararlarının sonuçlarını okuyan Nora, her kararının bir başkasının hayatına etkisini de okuyor aynı zamanda. Kitapları tek tek karıştırmaya başlayan Nora ile birlikte bizde birbirinden farklı hayatları okuyoruz. Yazar kitap boyunca karakterin seçimleri üzerinden okuyucuya mesaj veriyor. Mesajlar genel olarak pişmanlığın bize hiçbir faydasının olmadığı, hayatı kaçırmamak gerektiği, yaşadığımız hayatın en iyi versiyon olduğu, değerini bilmemiz gerektiği tarzda. Çok alakasız belki ama yazarın bu; “hayat yaşanmaya değer”
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Turan Erdoğan
Güzel bir inceleme olmuş 👏
10/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2024 03:49
Dokuz dağın kurdu, koca Çakırcalı Mehmet Efe… Hikayesi onlarca filme, kitaba, türküye konu olan, Çakırcalı… Osmanlı tarafından eşkiya ilan edilen bir yiğit… 11 yaşında babasının Osmanlı Devleti tarafından pusuya düşürülüp öldürülmesini hazmedemeyen, nefret ve intikam hırsıyla büyüyen bir çocuk Mehmet. Her ne kadar isyan edip dağlara çıkmak istemese de, koşulları gereği Ege dağlarını mesken tutar, Çakırcalı Efe. 15 yıl köyüne dönemez, dağları kendine yurt beller. Bu 15 yıl içinde çok iyi silah kullanmayı öğrenir; zalime, zulüm edene acımaz, binden fazla kişiyi öldürür. Aynı zamanda çok da kurnazdır; defalarca pusuya düşürülür, defalarca Osmanlı dağları kuşatır ama yakalanmaz. Nihayetinde koca Osmanlı’yı dize getirir. Öyle ki Çakırcalı Efe’yi yakalayamayacağını anlayan Osmanlı Devleti, Efe ile anlaşma yapmak zorunda kalır. Üç defa anlaşma yapılır, Çakırcalı ovaya iner fakat her defasında tekrar dağa çıkmak zorunda kalır. Çakırcalı bilinen eşkiyaların aksine varlıklı insanları soyar, onlardan aldığı altınları ihtiyaç sahibi yoksul köylüye dağıtır. Yokluktan evlenemeyenleri evlendirir, öküzü olmadığı için tarlasını süremeyen köylüye öküz alır. Ondan yardım isteyen köy halkının ihtiyaçlarını karşılar, sorunlarını çözer. Köy ağalarına baskı yaparak, köprü ve çeşme yapmaya zorlar. Zayıflayan Osmanlı’nın otoritesindeki boşluğunda etkisiyle namı büyüdükçe büyür, ülke sınırlarını aşar. Osmanlı’nın haksız yönetimi, köylünün ihtiyaçlarına cevap vermemesi, Çakırcalı’nın halktan büyük destek almasına sebep olur. Civardaki köyler, dağlardaki yörükler Çakırcalı’yı saklar, yataklık eder. Yaşar Kemal, Çakırcalı'yı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü Kobaş'ın verdiği bilgiler ışığında eşkıyanın hayat hikâyesini, tanıklarının yorumlarına da yer vererek bu kitapta anlatır. Yani
Edebiyat
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
Turan Erdoğan
Kalemine sağlık 👏👏
İnce Memedler Ölmez!
9/10
·639 syf.··
2024 34. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2024 00:00
Yaşar Kemal’in satırları buram buram Çukurova kokan masalsı romanı; İnce Memed. Bu kitabı ilk olarak ortaokul döneminde Türkçe ders kitabında görünce hikayesini merak edip okumuştum. Aklımda sadece kitabın finalindeki mağara bölümü ve İnce Memed’in eşkiya oluşu kalmıştı. Bugün yıllar sonra okuduğumda, İnce Memed benim için sömürüye karşı direnişin, mücadelenin adı oldu. Kitap, Anadolu’da Cumhuriyet’in ilan edilmesinden hemen sonraki dönemde, köy ağalarına karşı sömürülen, ezilen, hor görülen Çukurova halkına arka çıkan İnce Memed’in mücadelesini anlatıyor. Anadolu halkının geri kalmışlığını, yoksulluğunu, gördüğü eziyeti yazar çok iyi anlatmış. Hepimizin köylerimizde bir dönem yaşanan hayatı bu kitap içinde barındırıyor. Kitaptaki her karakter kültürümüzü çok iyi yansıtıyor, hepimizin Anadolu’da her hangi bir köyde, bir yerde rastladığı karakterleri okuyoruz. Tanıdığımız insanlar, tanıdığımız hayatlar anlatılan. Bu sebeple Anadolu’yu en iyi anlatan yazar olabilir; Yaşar Kemal. Yazarın betimlemeleri öyle güçlü ki; yeri geliyor okurken o toprakların sıcağı seni de kavuruyor, kışın ortasında; yeri geliyor köyün ağasının topraklarında ırgatlık yaparken sömürülen emeğin için isyan ediyorsun; yeri geliyor dayak yiyorsun ama sesini çıkaramıyorsun. Öyle içine çeken tasvirleri var, kitabın. Yazar Osman Şahin bir röportajında “Ben öykülerimin çoğunu kişilerden dinleyerek ya da mahkeme tutanaklarından okuyarak yazarım. Yaşar Kemal, Necati Cumalı, Fakir Baykurt gibi abilerimiz de öyle yapardı. Bunu da öğütlerlerdi bize.” demişti. Bu da Yaşar Kemal’in bu coğrafyayı bu kadar iyi yazmasının sebebidir, yaşanan hayatları kaleme almış. Hiçbir abartı yok kitaplarında. Ülkemizin kültürünü hiç bilmeyen ama tanımak isteyen birine bu eserin, tek bir romanla yaşandığı dönemi çok iyi
Edebiyat
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma
Turan Erdoğan
Emeğine sağlık 👏👏
biliyor musun, insan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor. Küçük Prens Antoine de Saint-Exupéry
İnsan ve Duygular
Turan Erdoğan
🧿🧿