Ahmet Kemal Yıldız

Ahmet Kemal Yıldız
@TurkSair
Şiir okumayı ve yazmayı sever. Kitaplı müteşair olmaktansa kitapsız şair olma yolunda...
Tanpınar haricinde başka müellifin romanlarını okumam
Puan vermedi
Burada okuyacaklarınız, çalakalem ve giderek baştansavma, yer yer irticalen, hasılıkelam, plansız yapılmış bir incelemedir. 40 yaşındayım. Planlı bir hayatım hiç olmadı. Tasavvuf erbabının bu zihniyetinden tiksinsem de, onların dediği gibi, zuhurata tabi olarak yaşadım. Pişman değilim. Akademik bir disipline sahip olsaydım, mesela İngiliz bir akademisyenin dediği gibi, haftada dört roman okuyup bitirseydim, şimdiye profesör değil, haşa Peygamber, Tanrı bile olmuştum. Tövbe estağfurullah... Yıllardan beri, nesir sevmediğimi, nâzm (şiir) sevdiğimi söylüyorum. Tabii ki bunu benden başka kimse bilmiyor. Son günlerde şiir okumuyor/yazmıyor; nesir okuyorum. Roman yani... Ben de kendime hayret ediyorum. Zaten çok okuyan bir tip değilim. En sonunda, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okudum. Yani başlayıp da bitirdiğim, müellifi Türk olan ilk Türk romanı. (Başlayıp da zorlaya zorlaya da olsa nihayete erdirebildiğim ilk ve hâlâ yegâne yabancı roman da George Orwell'in 1984'üdür. Bu kitaptan sonra başka yabancı bir roman oku(ya)madım/okuyamıyorum... Artık gitmediğim doktorum da bana "çok geç kalmışsın bu kitabı okumak için" demişti de çok sinir olmuştum. Halbuki hiçbir şey için geç değildir. Bize, okuma alışkanlığı kazandıramayan eğitim ve öğretim sistemine yuh olsun, suç benim değil!) Yoksa okumaya yeltenip de devamını getiremediğim bir çok kitap oldu ama unuttum şimdi onların isimlerini... Hah, aklıma geldi bir tanesi. Mesela Halid Ziya'nın Kırık Hayatlar romanına başladım, birkaç sayfadan sonra bıraktım. Gâvurlardan da Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sını, Ray Bradbury'nin Fahrenheit 451'ini elime aldığım gibi bıraktım... Bu iki eseri bırakma sebebim, elbette zor eserler olmalarından maada, çevirilerinin berbat olmalarıydı. Sen nesirden anlamıyorsun, ne bileceksin çevirinin kötü
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
panik kelimesine dehşet yerine ürkü dese de
Puan vermedi
George Orwell’in 1984 romanını, sekiz ayın sonunda nihayet bitirebildim. Sekiz ayda roman mı okunur diye istihza edecekler, ola ki varsa, ben bunun "ayırdında" olayım yahut olmayayım, bundan sonra yazacaklarımı da lütfedip okumasınlar/beni takip etmesinler, çünkü daha evvel nesir/düzyazı sev(e)mediğimi defaatle söylemiştim... 38 yaşımı bitirmeye haftalar kaldığı şu demlerde, ilk defa bir romanı okuyup bitirmiş oldum. Yani okumaya başlayıp da bitirdiğim ilk roman, 1984’tür. İyi ki bu kitabı ortaokul, lise veya yirmili yaşların sonuyla otuzların başında okumamışım. Hiçbir şey anlayamazdım. Gerçi yine de anlayamadığım, kafama yatmayan mevzular var ama nasip bugüneymiş. Kitabın sonunu tabii ki söylemeyeceğim, fakat beklediğim gibi bitmedi... Tek diyeceğim, bu kitabı, aşırı iyimser olan insanlar, yüksek beklentilerle okumasın. Tavsiye vermeyi sevmem ama şahsî tavsiyemdir. Ben, karamsar bir insan olmama rağmen romanın beklediğim gibi bitmemesine üzüldüm ve roman boyunca devam eden karamsar tablodan rahatsız olmadım. İyimser insanlarsanız ve ben iyimserim ama okuduğum şeyler beni öyle çok etkilemez/üzmez/sevindirmez; hayatıma yine devam ederim, tesiri sürse bile uzun sürmez diyorsanız, okuyun elbette. Hem de derhal okuyun. Ama aşırı karamsar birisiyseniz, beklentilerinizi ve duygularınız silerek bu kitabı okuyun derim. Fakat siz yine de bana bakmayın... İşbu tavsiyeler, benim şahsımı alakadar ediyor, efkarıumumiyyeyi değil. Bu romanı, sekiz ayda da olsa bitirmemdeki sebep, Celâl Üster’in akıcı çevirisi olabilir. Gerçi, çevirisinde uyduruk kelimeler ve günlük hayatta kullanmadığımız sözcükler olsa da, oldukça akıcıydı. Normalde taş çatlasa üç ayda bitirilebilecek (bir kitap kaç günde/ayda/senede biter, hiçbir fikrim yok!) bir kitabı eğer bendeniz sekiz ayda bitirdiysem, bu
Roman
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Belki ilk ama son değil
10/10
Türkiye'de, Kadîm Türk Şiirimize dair bir çok seçki, antoloji kitabı vesaire neşredildi, gerek mazide, gerek hâlde; fakat hem eskimez yazıyle, hem de latin hurufâtıyle yapılan ilk seçki, sıtkı çoban Beyefendi'nin 2013 senesinde ilk baskısı yapılan, eskimeyen şiirimizden hoş bir sadâ, beyitler - hikmetler - mısralar kitabıdır. Bu kitapta, bir çok musahhih hatası, yazım yanlışı olsa da, günümüzün çok satan antoloji kitaplarından çok üstün mertebede bir kitaptır. İnşallah kitabın devamı gelir. Müellife teşekkür ederiz...
Edebiyat
Eskimeyen Şiirimizden Hoş Bir Sada Sıtkı Çoban · Semerkand Yayınları · 201339 okunma