Yazarı tebrik ederim, bu kadar detaylı bir kitap yazabildiği için. Betimlemeler o kadar iyiydi ki "hunharca yemek yiyen adam" tasvirinde midem bulandı, "doktor R.'nin pis oluşu"ndan bahsederken okumadan sayfayı atladım, sanki elimde bir tablet var ve video izliyorum..?!
Kitabın her sayfasında sanki başka kişiler geliyor bir önceki sayfadaki kişiden tekrar kitabın son sayfasında bahsediliyor gibi hissettim. Karakter kadrosu çok geniş. Bir solukta okunması gerektiğini düşünüyorum, ben işe gidip gelirken otobüste okuyordum, bu sebeple olayları kişileri anlamam birçok sayfaya mâl oldu.
Elimdeki kitapları okuduktan sonra "Puslu Kıtalar Atlası" kitabını da okuyacağım.
Beğendim
Öncelikle bu yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Ene (Aziz Mahmud) kitabından sonra Asa'yı okumak isteyip kitapçıya gitmiştim. Tez yazdığım için fırsat bulup okuyamadım, rafa kaldırdım. Bursa'da aldım okumak Sakarya'ya nasip oldu. Beni duygulandıran şey, olay örgüsünde bahsi geçen çoğu yeri bizzat Bursadayken ziyaret etmiştim. Sanki Emir Sultan'ın Asa'sı benmişim gibi hissettim, onunla sefere çıkan benmişim, onunla Gökdere'yi dolaşan benmişim gibi.. Çayımla beraber bu nimet olan balkonumda gecenin bu vakti gözlerim değdi son sayfasına ve kapağını kapattım. Bir yanım bu tarz kitapları okumayı sevmiyor yazar da zaten bu bir tarih kitabı değil diyordu yanlış hatırlamıyorsam, roman yazmış hikayeleştirmiş. Diğer yanım ise, gönlümü tazelemek istiyor, taze gözyaşları, yeşertir benim ruhumun kitabını. Serinin diğer kitaplarına pek hevesim yok ama belki vakti gelen düşer elime. Kitabın son cümlesi anlık olarak bi düşündürdü, vaktin bu muydu? Şimdi mi gerekti bu el bana..
600'e yakın sayfası bulunan bu kitabı, kitap okuma alışkanlığı olmayan bir kişi olarak 2 günde bitirdim. Sürükleyici ve birincil kişi ağzından yazılmış olan bu kitapta betimlemelerden sık sık yararlanılmış ve duygu geçişleri nakış işler gibi tane tanedir.
Bazen kendimi ana karakterin yerine koydum bazen ise dışarıdan izledim olayları. Ben konusunda aşk ve duygusallık bulunan kitapları okumayı severim ve benim gibi olan varsa tavsiye ederim. Kitabın sonunda biraz dolambaçlı hissedebilirsiniz. İyi okumalar diliyorum... Jane Eyre
-Madem insanlar uyurken bu sesleri dinleyerek öğreniyorlar o zaman neden herkes okula gidiyor?
-Algernon'un yemek yemesi için kilidi açması gerekiyordu, herkes farenin ne kadar da akıllı olduğunu düşünürken , Charlie dışında kimse, kilidi açamazsa farenin aç kalacağını düşünmedi.
Dipnot: sonu hiç hoşuma gitmedi