Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor. Bu yüzden daha rahat döşeklere daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
İnsanlar kendileri yaşıyor, ama başka canlıların, özellikle de onlara bağımlı olmadan yaşamak isteyen ve buna hakları olanların yaşamalarını istemiyorlardı...
Diyarın birinde göğsü kınalı bir serçe yaşarmış. Ne zaman gök gürlese yere yatar ve ayaklarını gökyüzüne doğru kaldırırmış. Bir değil, iki değil, üç değil...
Bir gün göğsü kınalı serçeye, ''Neden böyle yaparsın?'' diye sormuşlar. Demiş ki kınalı serçe, '' Gök gürlüyor, olurda gök yıkılıverirse ayaklarımla dayanak olayım, tutayım, yıkılmasın diye kaldırırım ayaklarımı...''
Lalama bir şey olursa ne yapardım ben? Başka kimsem yoktu bu dünyada. Kim bakardı bana? Nasıl bakardım başımın çaresine? Başka lalalar beni yanlarına şamar oğlanı alırlar mıydı? Alsalar da lalam gibi iyi yürekli miydi hepsi? Belki basarlardı şamarı. Üç güne kovarlardı beni belki de saraydan....