Hepimiz, artık sevmediğimiz zaman, biliriz ki, unutmak, hatta bulanık hatıralar bile, mutsuz aşk kadar ıztırap vermez. İşte, kendime itiraf etmesem de, tercih ettiğim, bu sevdiğim unutuşun huzur veren dinginliğiydi.
Hiç şüphesiz, ayrılığa, kısa olacağını umarak, kavuşacağımız günü düşünerek katlanabiliriz ancak; Öte yandan, çok yakındaki sürekli ertelenen bir birleşmeyi her gün hayal etmenin kıskançlığa yol açabilecek bir görüşmeden daha az sancılı olduğunu da sezeriz; öyle ki, sevdiğimiz kişiyi göreceğimiz haberi biz de pek hoş olmayan bir sarsıntı yaratır. 
Artık günden güne geciktirdiğimiz şey, ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz iç daralmasını sona ermesi değil, çıkışı olmayan heyecanların korkulan tekrarıdır.