s

Sakın okumayın
Puan vermedi·296 syf.··
2022 5. kitabı
BEN KİTABI GERÇEK KAVGAM SANIP ALDIM. MERĞERSEM KAVGAM’IN ANALİZİYMİŞ. NEYSE OKUMAYA DEVAM ÇOK FAZLA KELİME YANLIŞI VAR. YANİ KİTABI OKUMADAN MI BASTINIZ? AMA BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA 48. SAYFA OLDU. “OSMANLI DEVLETİ, ERMENİLERE SOYKIRIM YAPTI” DİYE YAZMIŞ. BİZ ERMENİLERE SOYKIRIM YAPMADIK Kİ ELİNİZDE KANIT BİLE YOKKEN, BİZİ NAZİLER İLE KIYASLAMANIZ ETİK DEĞİL. TARİHİ ÇOK YANLIŞ ÖĞRETMİŞSİNİZ.
Edebiyat
Kavgam ve HitlerMurat Köse · Altın Post Yayınları · 2000146 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·261 syf.··
2020 85. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 11:28
iyi-kötünün çatışması. bu kitap benim için bir kelime ifade edecek olsaydı bu kesinlikle ‘öfke’ olurdu. ilk sayfasından son sayfasına kadar öfkeden kızarmış bir şekilde okudum. bunun sebebi haksızlığa gelemiyor oluşum. kitabın içine girip bir karakteri öldürecek şansım olsaydı, bütün şansımı jack’tan yana kullanırdım ve simon ile Domuzcuğu çekip kurtarmak isterdim vahşilerin arasından. en acı olanı öfkelendiğim karakterlerin 6 ve 12 yaşlarında çocuklar olması. kitaptan çıkarılabilecek en büyük olgu, “masum görünen çocukların, ellerine geçen ilk fırsatta kendilerini, her şeyin üstünde, her şeyi yok edebilecek kadar güçlü hissedecekleri” mantıklı hareket edilseydi o adadan kurtulabilirlerdi ama onlar avlanmayı, kan dökmeyi, vurmayı, kırmayı daha eğlenceli buldular. sonunda ölmesi gereken kişi jack’tı. 12 yaşlarında bir çocuğun ölmesini isteyecek kadar vicdansız olduğumu düşündüğümde kendimden nefret ettim ancak, diğerlerine yaptığı bütün kötü şeyler yüzünden jack ve roger’in gerçekten ölmesini istedim. ama maalesef öldürülen bambaşka birileri oldu.
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
7/10
·384 syf.··
2020 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 15:43
kitabı bir 3/4 dk önce bitirdim. kitapçıda görüp elime aldığımda ikilemde kalmıştım. hem ilgi çekiciydi hemde gerçeklerden uzak gibi görünüyordu. ilk sayfalarında sıkılmadım desem yalan olur. hatta ciddi ciddi ‘ben ne okuyorum ya’ dedim kendi kendime. ancak ortasına geldiğimde bende bir merak uyandırdı. sonuna doğru yine biraz sıkıcıydı ancak normalde kitap okurken olaylar, mekanlar ve karakterler kafamda canlanırdı. bu defa bir türlü kitabın yaşandığı ana gidemedim zihnimde bu yüzden filmini de izlemeyi düşünüyorum. konusunu anlatmak istemiyorum çünkü konudan ziyade bir şey söylemek istiyorum. bazı yorumlarda Erik’e haksızlık yapıldığını ve asıl aşk kahramanının o olduğu yazılmış. buna katılamayacağım çünkü Erik karakteri hep takıntılılık derecesinse seven -belkide sevdiğini sanan- bir karakterdi. kitabın son satırına kadar “lütfen Raoul ölmesin” diye söylendim kendi kendime. kesinlikle sarhoş edecek bir hikaye
1000Kitap
Operadaki HayaletGaston Leroux · Martı Yayınları · 20143,826 okunma
Çalıkuşu
10/10
·544 syf.··
2020 4. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2020 12:26
bu kitabı 10 yıl önce 11 yaşımdayken okumuştum. ‘çocuk kalbimle ne kadar hissedebilirim’ derken gerçektende hissettim. 10 yıl önce ne hissettiysem bugün tekrar okuduğumda aynı şeyleri hissediyorum. bazen insanların hayatında “işte bu!” “işte bu benim kitabım!” dediği kitaplar olur. benim kitabım çalıkuşu. ilk okuduğum roman ve en sevdiğim romandır kendileri.. çalıkuşu hep zor bir çocuktu ama öfkeki bir çocuktu. feride annesizliğin ve ardından babasızlığın bıraktığı enkazda oraya buraya savruldu. acılarını dalgaya vurup hep hoyrat imajı çizdi ama kalbi hep buruktu. babasının ölüm haberini alırken "sıkılmayınız ben sizi anladım. elbet bir gün hepimiz öleceğiz..." gibi bir cümleyi kurabilmiştir çalıkuşu, 7-8 yaşındayken okul rahibesi karşısında. teyzesinin yanında aslında zaman zaman dışlanmışlığın sembolü oldu. mesela şu sözler beni yaralamıştı; “Teyzeme sorsan etle tırnak gibiyiz. Ama tırnak benim, uzadıkça kesilen, kesilip atılan… Ne olduğum, ne öldüğüm işte.. Neyse.. Bu da böyle.“ kamurana gelince. yer yer kızdım, öfkelendim ama çok sevdim. kamuranı tarif edecek bir kelime sadece ‘çapkın’ olurdu. çünkü çapkındı. ben ferideyi gerçekten çok sevdiğine inandığım bir zamanda sarı çiçek darbesini yemiştim. 11 yaşında çocuk kalbiyle ihanete anlam vermeye çalışırken aslında içten içe kamuranın sevgisizliğine kızdım. feride gelinliğiyle aldatıldığını öğrenip evi terkettiğinde o kadar çok ağladım ki.. ama sonra feride kendi ayakları üzerinde duruna çok beğendim. olması gereken buydu. aslında bu kitapta günümüz şartlarında yalnız bir kadının erkekler için ne ifade ettiğini görüyoruz. feride yer yer psikolojik ve fiziksel tacize uğradı. evine geri döndüğünde ve mutlu sonla bittiğinde mutlu olmuştum ancak şimdi düşününce aynı şeyleri farklı şekillerde yaşadım. o zamanlar çocuk
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
Sahilde Kafka
Puan vermedi·651 syf.··
2019 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2019 20:53
bu yazarın “rüzgarın şarkısını dinle” kitabını okuduktan sonra hiç şüphe etmeden sahilde kafkayı aldım. ilk başta çok güzeldi. ana kahramanın annesizliği, babasının ilgisizliği ve evden kaçma serüveni. ancak nakata olayları kafamda bir bütün olarak bağdaşamadı. orta kısımlarda ‘ben ne okuyorum’ diye kendine sorduğum çok an oldu. ama yarım bırakmakta istemedim çünkü hikayeyi merak ediyordum. özellikle nakatanın çocukken okul gezisinde uyuyup uyanamaması ve uyandığı zaman hafıza kaybı yaşaması etkileyici ve hüzünlüydü.ama beni en çok etkileyen sahneler Saeki Hanım’ın geçmişteki ölen sevgilisine özlem duyduğu sahnelerdi. ama kitap bittikten sonra anlamadığım çok şey vardı mesela kafka tamura, babasının öldürüldüğü gece üstünde kan lekesiyle uyanmıştı. o kan babasına mı aitti? ancak nakatanın polise itiraf ettiği cinayet olayı kafkanın babasına aitti. tamuranın lanetine gelecek olursak, bir gün Tamura babasını öldürecek, annesi ve kız kardeşiyle cinsel ilişkiye girecekti. öyle de oldu zaten. “Benim kim olduğumu siz de mutlaka anlamışsınızdır, diyorsun. Ben Sahilde Kafka’yım. Senin hem sevgilin hem de oğlunum. Karga adlı delikanlıyım. Dahası, ikimizde özgür kalamayız. Kocaman bir girdabın içine düşmüşüz. Bazen de zaman dışında kalıyoruz. Bir yerlerde yıldırım düşmüş üzerimize. Sessiz görünmeyen bir yıldırım.” benim gibi realist olan ve metaforlardan haz etmeyen biri için zor bir kitap ancak kesinlikle kötü değil. mutlaka okuyun. zaman zaman sizi sıkacak ama alttan verdiği mesajlar muhteşem. haruki murakami okumaya karar veren biri zaten bunu göze almalı çünkü yazarın kalemi farklı. anlamak için kendinizi zorlamanız gerekir. ayrıca hikayeler merak uyandırıcıydı bu yüzden kitabı yarıda bırakmadım. KISACA BENİ ZORLAYAN BİR KİTAPTI EN ÇOK OĞUZ ATAY TUTUNAMAYANLARI OKURKEN ÇOK
1000Kitap
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma