Umut

Yüce insanlar, iyilik yapmakla dost edinmezler her zaman, yığınla düşman kazanmaları ise işten değildir; bunu da iyilik bilirler.
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Reklam
Bu ölümlü dünyada bile, temiz ve erdemli bir yaşantı, kokuşmuş ve ahlâksız bir yaşantıdan çok daha hoştur.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
"Gözlerimi, yani her şeyimi kaybetmiştim. Tekrar çarka takıldım. Ölümü bir münci olarak arıyordum. Meselelerimi ancak o çözebilirdi, korkak olduğum için intihar edemedim. Vazifelerim bitmişti... Beklediğim bir şey yoktu. Yazdıklarım hiçbir yankı uyandırmamıştı. Ne yazacaktım?"
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Sessiz, uyuşuk, kendi kendine yeten bir hayat. Ve ebediyete yönelen bir ihtiras, ebediyete ve kâinata. Kelimeler dünyasının sultanı olmak, zindanımda, hayır fildişi kulemde, sanatın ve düşüncenin gökdelenlerini inşa etmek... Kader buna imkan vermedi. Nemezis'in parmakları gözlerime uzandı.
Sonra kendi durumumu düşündüm, gördüm ki [dünyevi] ilişkilere dalıp gitmişim ve bu ilişkiler beni çepeçevre sarmış. Bir de amellerimi düşündüm, en güzeli ders vermek ve öğretim işi idi. Fakat bir de gördüm ki, âhiret yolunda yararı olmayan önemsiz ilimlerle uğraşmışım. Sonra ders vermeyle ilgili niyetim üzerinde düşündüm; baktım ki onun da arkasında sırf yüce Allah'ın rızası değil, makam arzusu ve şöhretin yaygınlaşması [isteği] yatıyor. Artık iyiden iyiye uçurumun kenarında bulunduğumu, eğer durumu düzeltmeye çalışmazsam ateşe düşmek üzere olduğumu anladım. Henüz seçim yapabilecek bir konumda olduğum bir süre hep bunu düşünüp durdum. Bir gün Bağdat'tan çıkmaya ve o halleri bırakmaya kesin karar veriyor, ertesi gün kararımdan dönüyor, [âdeta] bir adımımı ileri ötekini geri atıyordum. Bir sabah âhirete yönelik isteğim güçlü bir arzu haline gelecek olsa akşamleyin arzu ordusu üzerine saldırıp onu dağıtıyordu. Dünyaya ait arzular âdeta zincirleriyle beni makam ve mevkiye çekiyor, iman münadisi de şöyle sesleniyordu: “Göç vakti göç! Ömrün çok azı kaldı, önünde uzun bir yolculuk var. İlim ve amel adına neyin varsa hepsi riya ve aldatmacadır. Ahirete şimdi hazırlanmazsan ne vakit hazırlanacaksın ve bu [dünyevi] ilişkileri şimdi kesmezsen ne vakit keseceksin." Bunun karşısında içimde bir arzu uyanıyor, kaçıp gitmeye kesin karar veriyordum. Sonra şeytan tekrar geliyor ve "Bu geçici bir haldir, sakın boyun eğme, çabuk geçecektir. Eğer ona kulak verir ve geniş [imkânlar sağlayan] bu makamı, bulanıklık ve şıkıntısı olmayan bu düzgün hali ve hasımlarla tartışmaktan uzak bu güvenli hayatı terk edecek olursan, bir gün onu arzulayabilirsin, ancak dönmek kolay olmayabilir" diyordu.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Reklam