İhyâ-yi memât oldugını bilse demünde
Cân vire idi irmek içün bu deme 'Îsâ
(Eğer senin sözünün ölüyü diriltmek olduğunu bilseydi, Hz. İsa bu ana ulaşmak için canını verirdi.)
Ârız u ruhsâr ü zülfün ey letâfet gülşeni
Biri gül biri karanfil biri sünbüldür bana
(Ey zarafet bahçesi! Senin yanağın, yüzün ve saçın; bana biri gül, biri karanfil, biri sümbül gibidir.)
Terk it Necâtî hâce-i dünyâ-peresti kim
Kef geçme mâl üstine virdi kemâl ana
(Ey Necâtî! Dünya malına düşkün hocaları bırak; çünkü malı terketmek olgunluk kazandırır.)
Not: Gazelin sonu tasavvufî bir öğüt içerir. Gerçek kemalin dünyaya değil, maneviyata yönelmek olduğu vurgulanır.
Akîbet cevr ile cân almak çün oldı hû sana
Ben de geçdüm cân ü dilden ey Sanem yâhû sana
(Madem sonunda zulüm ederek can almak senin huyun oldu, ben de ey sevgili artık canımdan ve gönlümden vazgeçtim; hepsi sana feda olsun.)