Mustafa Kutlu okurken çocukluğumu okuyormuş gibi hissediyorum. Henüz her şeyin bu kadar hızlı, bu kadar ultra, bu kadar otomatik olmadığı o manuel zamanlar... İstasyonda geçen hikayelerdeki istasyoncu,
Cahit Koytak şiiri, sadece mısralardan müteşekkil bir yapıt olmasının ötesinde devasa bir külliyat ve yaşayan bir kütüphane gibidir. Onun şiirinde müthiş bir bilgi ve kültür birikimi göze çarpar;
Uzun zamandır kitaplıkta, yerinde eskimiş Perec kitabını alıyorsun; eşya, okumak için odanın en rahat koltuğuna yerleşiyorsun; eşya, kitap tek başına gitmez, yanına bir çay lazım isteminin güdüsüyle
Platon’un Aşkı’ını okurken insanın zihninde hep şu soru yankılanıyor: Hakikati aramak, insanı ve insana dâir duyguları dışarıda bırakmayı zorunlu kılar mı? Rafet Elçi bu yankıyı gölgelemeden,
15. yüzyıl sûfi şairlerinden olan Eşrefoğlu Rûmî "Eşrefoğlu", "Eşref-zâde", "Eşref-i Rûmî" diye meşhurdur. Kaynaklarda ismi ve tam künyesi Abdullah Rûmî b. Seyyid Ahmed