Uğur Talha Erbakan

Uğur Talha Erbakan
@Ugurtalha
Dünyaya geldim gitmeye
İnsan zayıftır
İnsan zayıftır, belâları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyâde. Âcizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadir-i Zülcelâl'e dayanıp tevekkül etmezse ve i'timâd edip teslîm olmazsa, vicdânı dâim azâb içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, te'essüfler onu boğar; ya sarhoş veya canavar eder.
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gayretsiz ümit
"Korku ile ümid, insanları amel ve ibadete sevk edici iki öncüdürler. İbadete sevk etmeyen her şey yapmacık temennidir ve aldanıştır. Bütün halkın gevşemesinin ve dünyaya yönelmelerinin, Allah'tan yüz çevirmelerinin, âhiret için çalışmayı ihmal etmelerinin sebebi, ümittir. Bu ise gururun ta kendisidir. Nitekim Resûlullah (s.a.v.) bundan haber vererek buyurmuştur: '(Dünyaya) Aldanma bu ümmetin son gelenlerinin kalplerine galebe çalacaktır."
Din
Bil ki, Allah Teâlâ bir kulun hayrını istedi mi ona kendi kusurlarını gösterir. Basiret penceresi açık olan kimseye ayıpları gizli kalmaz. Ayıplarını bilince de tedavisi mümkün olur. Lâkin halkın çoğu nefislerinin kusurlarını bilmez. İnsan kardeşinin gözündeki çöpü gördüğü halde kendi gözündeki merteği görmez...
Sayfa 379·Kitabı okudu
Din
İmam Gazali Hazretleri..
" Sonra kendi durumumu gözden geçirdim. Baktım ki pek çok dünyevi alakanın içine dalmışım ve bunlar beni her yönden kuşatmışlar. Ardından amellerimi gözden geçirdim ki, bunlar içinde en güzeli ders vermek ve ilim öğretmekti. Bunlar da bile , ahiret yolunda önemsiz ve faydasız olan ilimlere yönelmiştim. Daha sonra ders vermedeki niyetimi düşündüm. Niyetim hâlisane ve Allah rızası için değildi; aksine beni ders vermeye iten sebep ve harekete geçiren şey makam arzusu ve şöhretimin yayılması idi. Dolayısıyla yıkılmak üzere olan bir uçurumun kenarında bulunduğumu kesinlikle anladım. Eğer durumumu hemen düzeltmeye girişmezsem cehennem ateşine yuvarlanmak üzereydim. Bu halimi bir müddet düşünmeye devam ettim.Hâlâ bir tercihte bulunma aşamasındaydım. Bir gün Bağdat'tan ayrılmaya ve içinde bulunduğum halleri terk etmeye kesin karar veriyor, ertesi gün bu kararımdan geri dönüyordum. Bu konuda bir adım ileri atsam, diğer adımımı geri çekiyordum. Sabahleyin ahirete yönelme hususunda içimde bir arzu doğsa, şehvet ordusu hemen saldırıp akşama bu arzumu dağıtıyordu. Dünyevi tutkular zincirleriyle beni çekip yerimde kalmaya zorlarken , iman tellalı şöyle sesleniyordu: " Yolculuk var, yolculuk var! Ömürden geriye çok az bir şey kaldı. Önünde ise uzun bir yolculuk var. Sahip olduğun ilim ve amellerin tamamı gösteriş ve kuruntudan ibaret. Eğer ahiret için şimdi hazırlanmazsan, ne zaman hazırlanacaksın? Eğer bağlarından şimdi kurtulmazsan, ne zaman kurtulacaksın ? " Böylece bu çağrı beni kendime getiriyor, içinde bulunduğum durumdan kaçmaya ve uzaklaşmaya tekrar karar veriyordum. Fakat biraz sonra şeytan geri geliyor ve " Bu hâl geçicidir , sakın ona uyma. Çünkü çabucak geçiverir. Eğer o çağrıya uyar da şu anki etkili makamını, kargaşa ve sıkıntıdan uzak düzenli konumunu ve hasımlarının
Din
Behey adam..
Hikâye olunmuştur ki, vaizlerden biri Me'mune vaaz eder, sözleriyle onu incitir. Bunun üzerine Me'mun der ki: Behey adam...İyilikle hareket et. Çünkü Allah Teâla senden daha hayırlı olan kimseyi benden daha şerîr olanlara elçi olarak gönderdi, iyilikle emretti ve şöyle buyurdu: "(Gidin de) ona (Firavuna) yumuşak söz söyleyin. Olur ki, nasihati dinler. Yahut (Allah'tan) korkar. (Tâ-Hâ Suresi 44)
Din