Nurcan Ulaş

Nurcan Ulaş
@Ulas96
Kendimi henüz tanımıyorum.
Sınıf öğretmeni
Lisans
Gezegen
Mutki
12 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Önerene Teşekkürler
“Uykusuz gecelerin kendine özgü sesleri vardır ve ben hepsini ezbere bilirim.” Bilinçdışına kazınmış bir travmanın yıllar sonra tek bir cümleyle nasıl ortaya çıktığını anlatan etkileyici psikolojik bir kitap. Dilinde hiçbir ağırlık olmayan oldukça akıcı, harika bir üslup, tüy gibi hafif bir anlatım ama bir o kadar da derin anlamlar taşıyan bir yapıt.
Reklam
“Ben konuşmanın iyileştirici gücüne inanıyorum.” “Beni öldürmeyen şey güçlü kılar.” “Zihin arka sokakları ve tuzakları sever.” “Hayır! demek de kaçırılmayacak bir fırsat.” “Bugün en iyi öğretmenin öğrencisinden bir şeyler öğrenen kişi olduğunu öğrendim.”
“Bir şeyin gerçek anlamını ve değerini algılamak için en etkili yol onu kaybetmekti.”
İyi ki okudum dediğim kitaplardan bir tane daha. Kitap baştan sona insanı düşünmeye sevk ediyor. Kitapta bahsedilen körlük fizyolojik bir körlük değil, mecazi bir körlük. Aslında yazar toplum olarak birçok konuya birçok meseleye karşı kör bir tutum sergilediğimizi trajedik bir şekilde tasvir ediyor. Toplumda gerçekleşen ahlaksızca davranışlar, çevre konusunda duyarsızlıklar, kadına karşı saygısızlıklar, empati yoksunluğu, bencillik gibi birçok konuda insanın kör bir tutum içinde olduğunu farklı bir perspektif ile sunuluyor. Tek bir duyunun insanın hayatında paha biçilemez bir yere sahip olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Beyaz bir körlük=Sefil bir hayat. Kitapta aslında toplumun yozlaşmışlığına karşı insanların kafalarını adeta kuma gömdükleri gerçeği eleştirel bir şekilde anlatılmıştır. "Körlük" bize toplumun içinde yer aldığı düzenin bozukluğunu anlatıyor. Kitap içerisinde geçen "Neden kör olduk?" "Bilmiyorum belki bir gün nedenini öğreniriz." "Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana." "Söyle." "Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük." "Gören körler mi?" "Gördüğü halde görmeyen körler." kesitiyle kitabın olayı özetlenmiştir diyebiliriz. Çünkü kitap boyunca karantinaya alınan "körlerin" aslında gerçek hayatta kör olduğunu bilmeden yaşayan körlerden bir farkı olmadığını okumuş oluyoruz. Biz insanlar zaten çoğu konuya duyarsız ve körüz. Yazar bu cümlelerle gerçeği bize aktarmış oluyor.
Kitap baştan sona sohbet havasında. Sanki Doğan hoca ile konuşuyormuşum hissini yaşadım. Birçok önemli konuya değinilmiş. Okurken oldukça keyif aldığım bir kitap oldu. Mühim konuları kendisine has kavramlarla ifade edişi çok hoşuma gitti. Özgün olmak, hep daha değerli olmuştur benim için. Velhasıl umarım “Biz” olma bilincim daha da gelişmiştir ve gelişmeye devam eder.
Reklam