Dag Solstad’ın yazdığı on birinci roman ve yayınlanan on sekizinci kitap olan On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkmış. Çevirisini Banu Gürsaler Syvertsen’in yaptığı kitabın kapak tasarımı Nahide Dikel’e ait.
Dag Solstad okumaya Mahcubiyet ve Haysiyet ile başladım. Solstad, Mahcubiyet ve Haysiyet’te olduğu gibi bu kitabında da Henrik Ibsen’in Yaban Ördeği’ni kahramanımızın hayatında belirli bir yere koyuyor. Genelde Yaban Ördeği’nden sonra bir değişim oluyor kahramanın hayatında.
Kitapta “homo ludens” diye bir kavramla karşılaştım. Araştırdığım zaman Hollandalı filozof ve tarihçi Johan Huizinga’nın kitabının adı olduğunu öğrendim. Bu eserde oyunun kültür ve toplum açısından önemi inceleniyormuş ve Huizinga yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyormuş. Zaten “homo ludens” “oyuncu insan” demekmiş.
Bu bilgiden sonra kitapta ilerlerken her şey bir anda yerli yerine oturdu. Kitabı kavradığımı hissettim. O an hissettiğim keyif yağmur sonrası ciğerimin mutluluğu gibi bir histi.
Kahramanımız Bjorn Hansen’in yaşadığı şehre taşınan Turid Lammers bir ilişkiye başlarlar. Turid Lammers kendi şehrine taşınmaya ve babasından kalan malikaneye taşınmaya karar verir. bunun akabinde Hansen de karısı Tina’yı ve iki yaşındaki oğlu Peter’ı terk edip bakanlıktaki işini de bırakarak Turid’in yanına yerleşir. Buraya yerleştikten sonra Turid’in önerisi ile vergi dairesi başkanlığına başvurur ve işe başlar. Ardından gene Turid’in içinde yer aldığı ve popüler olduğu tiyatro kulübüne katılır. Burada Turid ile ilişkisini devam ettirirken yapması gereken rolleri ve Turid’in gösterdiği tavırlarla içinde yaşadıklarının tezatlığını da daha net bir şekilde görür. Akabinde yıllar yıllar geçer ve Hansen Turid’i terk eder. Ve ardından “Büyük Ret”