Pulitzer Ödüllü bir dünya klasiği daha...Dili yalın ama çarpıcıydı; çünkü vermek istediği mesaj güçlüydü. Hiç kimsenin dil,din, ırk,mezhep ayrımına maruz kalmaması gerektiğini, bir çocuğun bakış açısıyla anlatan başarılı bir eser.
Roman 1930'lu yıllarda Maycomb'ta geçmekte... Maycomb halkının çoğunluğunun zencilere karşı önyargı beslediği görülmekte... Romanın arka planında Amerikan İç Savaşı'nın ardından 1900'lü yılların ilk yarısında yaşanan toplumsal, siyasi, ekonomik kırılmalar hissediliyor. Yazar, olayları bir çocuğun gözünden anlatmakla objektifi yakalamak istemiştir; çünkü çocuklarda önyargı yoktur.
İnsan hakları alanında yol gösterici bir kitap...
Bülbül; masumiyeti, vicdanı, eşitliği, adaleti simgeler;bunlardan birine zarar verirsek bülbülü öldürmüş olmaz mıyız? Avukat Atticus'un, haksız yere suçlanan bir zenciyi savunurken neler yaşadığını, yaşadıklarının çocuklarına nasıl yansıdığını göreceksiniz okurken...Hatta iyi bir insan nasıl olmalı?İyi bir baba nasıl olmalı?sorularının cevaplarını göreceksiniz Avukat Atticus'ta. Elbette ki idolünüz Avukat Atticus olacak! Adalet kavramının Irkçılık üzerinden kurgulanarak anlatıldığı bu kitap bana aynı yazarın "Tespih Ağacının Gölgesinde"adlı eserini hatırlattı, okumaya değer...