Tercih edilmemek ve sorulmamak beni sanki suskunlaştırmış ve bana gerçekten bir kavanoz hali vermişti. Bunu teyit edebileceğim kimse de yoktu. Ben hakkımda konuşulmayan ve bahsi geçmeyen bir şeydim. Bu hali içime sindirdim ama kendim de yok gibi duymaya, dünyadan silinmiş gibi duymaya başladım. İçimin alabileceği başka bir şey yoktu, benim koyabileceğim başka bir şey yoktu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın içinde olduğu hal ona en yabancı haldir. Deli deliliğini, genç gençliğini, ihtiyar fıkradığını bilmez. Birisi gelir de söylerse bunları duyar, duyar da yine anlamaz...
“Benden bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense tereddütsüz nefreti seçerim - kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır.”
“... Elimizin altındakiler değişip duruyor. Dokunup sevdiklerimizi götürüp beş on kürek toprağın altına bırakıyor geçirdiğimiz zamanlar bir elbise gibi sırtımızda duruyor..”
Cahit Zarifoğlu