"Hiçbir zaman inandıramadım seni kahramansız bir dünyaya neden inandığıma... Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine. Hiçbir zaman inandıramadım seni, o sıradan hayatta benim de bir yerim olması gerektiğine " SF.404
İki gün önce bitirmeme rağmen henüz kendimi kurtaramadığım bir kitap oldu. Bazı bölümlerini tekrar tekrar okudum ve sanırım okumaya da devam edeceğim...
Kara Kitap'ı kimisi çok seviyor kimisi ise normal buluyor. Bir hocamın uzun uzun anlattıktan sonra sekiz defa okuduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Kitabı okuduktan sonra kendisine hak verdim açıkçası.
Orhan Pamuk'un okumadığım bir iki romanı kaldı geriye ve okuduklarım üzerine düşündüğümde herhalde Kara Kitap'ın onun en iyi kitabı olduğunu söyleyebilirim. Bir köşe yazarı olan Celal'in yazıları; Galip'in bir gün kendisine kısa bir not bırakıp giden güzel karısı Rüya'yı arayışı ve bu arayışla başlayan müthiş bir değişimin, dönüşümün hikayesi...
"İnsanın kendisi olmasının ne kadar zor olduğunu bilirim." SF. 184
İnsanın kendisi olabilme cesaretini gösterebilmesi, yıllarca bir başkasının yüzüyle yaşaması, bir başkası olma isteği... Bu konuları o kadar güzel ve derin incelemiş ki kitap bir yerden sonra siz de kendinize soruyorsunuz, ben kimin yüzüyle yaşıyorum diye.
Ve gerçekten düşünüyorum bir insanın kendisi olması ne kadar da zor bir şey!..