"Hatunun gözleri eladır da
İçinde hareler var yeşil yeşil:
Aştın varak üstüne yeşil yeşil meneviş.
Kardeşlerim bu ne biçim iş,
Şu dokuz yıldır eli elime değmeden,
Ben burada ihtiyarladım,
O orada.
Kalın beyaz boynu kırışan kızım,
İmkansızdır ihtiyarlamamız bizim,
Etin gevşemesine bir başka tavir gerek,
Zira ki ihtiyarlamak:
Kendinden başka hiç kimseyi sevmemek demek."
"...Ölmeyi bile beceremedim. Hem de bu kadar yaşamak istediğim halde." ...
"Sen ölemezsin zaten." dedi
"Nedenmiş o?"
"Çünkü ölmek için fazla ölüsün."
...
"...Yolda yürürken arkana bakma , orada olmayacağım. Rüzgâr haindir kokumu sana getirmeyecek. Belki rüyalarına bile girmeyeceğim. Öyle silineceğim ki senden, hatıralarındaki çarlığın devasa bir yoklukla eş değer olacak...Gözlerimi her kapattığımda çıplak ayaklarının zeminde bıraktığı sesi duyacağım. Her kapı çalışında aynı kalp ağrısını yaşayacağım.
Son nefesime kadar açık bir yara olarak kalacaksın içimde.
Hoşça kal, gül yarası. "